Horse sickness virus türkçesi Horse sickness virus nedir

  • At vebası virüsü.
  • Reoviridae ailesinden, farklı 42 antijenik tipi bulunan bir orbivirüs. mavidil virüsüne benzer, bulaştırılması culicoides türü sineklerle olur.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Horse sickness virus ingilizcede ne demek, Horse sickness virus nerede nasıl kullanılır?

Horse : Süvari birliği. Sehpa. İskele sıpası. Film çıkrığı. Kamçılamak. Ata binmek. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eroin. Aygır. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.

Sickness : Maraz. Dert. Kusma. Hastalık. Bulantı. Rahatsızlık. Mide bulantısı. Sayrılık.

Virus : Ancak elektron mikroskobuyla görülebilen, özel filtrelerden geçebilen, yalnızca canlı hücreler içerisinde üreyebilen, rna veya dna kitlesinden oluşmuş, herhangi bir metabolik işlev göstermeyen mikroorganizma. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Virüs. Genetik materyal olarak dna veya rna nükleotitlerinden birini bulunduran, makromoleküllerini sentezleyebilmek için kendisine ait enzim sistemleri bulunmayan ve bu nedenle de zorunlu hücre içi parazit olan, antibiyotiklerin etkimediği, interferonlara duyarlı, bu gün için belirlenmiş en küçük mikroorganizma grubu. zehir.

 

Horse sickness : At vebası. Sinek ve kene sokmalarıyle bulaşan, viruslu, salgın tektırnaklılar hastalığı.

Horse sickness fever : At vebası ateşi. At vebası hastalığının hafif klinik biçimi.

African horse sickness : At vebası. Afrika at hastalığı.

İngilizce Horse sickness virus Türkçe anlamı, Horse sickness virus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horse sickness virus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdomen : Abdomen. Batın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abaxial : Eksendışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abattoir : Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane.

Horse sickness virus synonyms : a crochordon, a c deformity, a c syndrom, a dna, abdominal distention, abdominal ovariectomy.