İçsular nedir, İçsular ne demek
İçsular; Coğrafya alanında kullanılan bir terimdir.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Anadeniz ve denizler dışında, göl, akarsu, bataklık, yeraltı suları gibi karalar üzerinde yer alan tüm sular.
İçsular anlamı, tanımı
Yeraltı suları : Geçirimli kayaç ve katmanlardan sızarak, yerçekiminin de etkisiyle yeraltına inen ve orada akarak ya da yığılarak yeni bir düzen kuran sular
Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Yeraltı : Gizli ve zararlı, yasa dışı. Alışılmışın dışında olan, aykırı. Yerin yüzeyi altındaki bölümü. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yer.
Karalar : Adıyaman şehrinde, Suvarlı bucağına bağlı bir yer. Ankara şehrinde, Kalecik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara ili, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Antalya şehri, Gazipaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehrinde, Havran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehrinde, Büyükorhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bursa ilinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Çivril belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir kenti, Turanlı nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehrinde, Ortaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Kayadibi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Suşehri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Yavu bucağına bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, Haberli nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Musabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ilinde, Şefaatli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bataklı : Bataklığı olan (yer).
Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Batak : Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
Karal : Uzun taneli bir cins üzüm.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.
Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.
Diğer dillerde İçsular anlamı nedir?
İngilizce'de İçsular ne demek ? : continental waters

Bu kısımda İçsular nedir? İçsular ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İçsular tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İçsular hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.