İlkip nedir, İlkip ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dikicilerin iğnelerinin başındaki mumlu ip.

Dikicilerin iğnelerinin başında bulunan ve mumlu ipliğe iliştirilen bükümlü iplik.

İlkip anlamı, kısaca tanımı

İlki : Küçük çalılık, yeni süren çalı ya da ağaç filizleri. Küçük ormanlık. Sakız ağacı. Sürü (at için). Arabalarda iki dingili ortadan birbirine bağlayan ağaç, özek. Bağ ve bahçe geçitlerini kapayan çalı. (Adalıkuzu Güdül Ankara.). İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri

İlkiplemek : İki ipi düğümlemeden birbirine geçirmek.

İğneler : Düzce ilinde, Yığılca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ ili, Çorlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bükümlü : Bükülmüş olan, bükümü olan.

İliştir : Süzgeç, kevgir. Ezik, ezilmiş şey. Kevgir; süzgeç.

Dikici : Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Büküm : Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.

Mumlu : Mumu olan, mum konulmuş olan. Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

 

İğne : Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Oltanın ucundaki küçük çengel. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dokunaklı söz. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı araçların ucu sivri parçaları.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Bükü : Büyü. Örülmüş kamış tornan. Eski paçavradan yapılan dokuma. (Bozüyük Bilecik).

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

İp : İplik. Asarak öldürme cezası.

Diğer dillerde İlkinden fiil anlamı nedir?

Fransızca'da İlkinden fiil nedir ? : verbe primaire