İnsanbiçimcilik nedir, İnsanbiçimcilik ne demek

İnsanbiçimcilik; Halk Bilimi, Psikoloji, Sosyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

İnsansal olmayan nesnelerde, özellikle Tanrılarda, insan özellikleri görme biçimindeki görüş. bk. doğaya tapma.

Psikoloji'deki anlamı:

İnsanlara özgü olan özellikleri tanrılara, hayvanlara ve cansız nesnelere verme.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

İnsanın özelliklerini Tanrı'ya (tanrılara), doğanın dış güçlerine ve benzerleri aktararak bunları insan biçiminde tasarlayan görüş.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara yüklenmesi durumu, antropomorfizm.

Teknik terim anlamı:

Yüce varlıkları ve tanrıları insan biçiminde tasarımlayan; insana benzer yetenek, tutum ve davranışlarla niteleyen görüş.

İnsanbiçimcilik anlamı, kısaca tanımı

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı

Antropomorfizm : İnsan biçimcilik.

Doğaya tapma : Doğada insanüstü güçler bulunduğuna ilişkin inancın sonucunda oluşan olan uygulamaların tümü. karşılığı insanbiçimcilik.

 

Yüce varlık : Bütün yaratıklardan üstün, dünyanın yaratıcısı, ölümsüz, başlangıçtan beri var olan, gücü sınırsız, kişisel niteliklere sahip, iyiliklerle dolu olduğu var sayılan, ama cezalarından da korkulan, törelerin yaratıcısı yüksek bir tanrı, yüce bir varlık.

Dış güçler : Ekonomi ve politika açısından güçlü devletler. Mekanik parçalanma, kimyasal ayrışma, rüzgâr, dalga, akarsu ve buzulların etkileri gibi kökenleri güneş enerjisine dayanan güçlerin veya etkenlerin bütünü.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Yüklenme : Yüklenme işi.

Tasarım : Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn.

 

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Yetenek : Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

Tasarı : Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Cansız : Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.

Diğer dillerde İnsanbiçimcilik anlamı nedir?

İngilizce'de İnsanbiçimcilik ne demek ? : anthropomorphism