İreleşmek nedir, İreleşmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İtişmek, hafifçe atışmak.

Çekişmek, kavga etmek.

İreleşmek tanımı, anlamı

Çekişmek : İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek

Hafifçe : Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.

Çekişme : Çekişmek işi.

İtişmek : Birbirini itmek. Çekişmek. Birbirini iterek şakalaşmak.

Atışmak : Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

Atışma : Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.

İtişme : İtişmek işi.

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

 

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Çekiş : Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Etme : Etmek işi.

Atış : Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

İtiş : İtme işi.

Hafi : Gizli, saklı.

Diğer dillerde İran tazısı anlamı nedir?

İngilizce'de İran tazısı ne demek ? : saluki