İsliküf nedir, İsliküf ne demek

Teknik terim anlamı:

Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte, kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklımantar. (Kanatlılar için öldürücüdür. Memelilerde, bu arada insanlarda rastlanabilir.).

İsliküf kısaca anlamı, tanımı

İslik : Kadınların iş yaparken, yemek pişirirken giydikleri giysi, önlük. Tavandaki örümcek ağlarını temizlemeye yarayan uzun saplı çalı süpürgesi. Ocak bacası. Konya şehrinde, Hotamış nahiyesine bağlı bir yer

İsli : İsi olan, islenmiş, is bulaşmış. İs verecek bir biçimde (yanmak).

Kanatlılar : Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf. [Bakınız: kanatlı böcekler]. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, böcekler (Insecta) sınıfından, erginleri kanatlı, bazen kanatları ikincil olarak kaybolmuş, gelişmelerinde yan başkalaşım ya da tüm başkalaşım görülen bir alt sınıf. Düz kanatlılar (Orthoptera), termitler (Isoptera), tüy bitleri (Mallophaga), bitler (Siphunculata), kız böcekleri (Odonata), sinir kanatlılar (Neuroptera), pul kanatlılar (Lepidoptera), iki kanatlılar (Diptera), kın kanatlılar (Coleoptera), zar kanatlılar (Hymenoptera), hortumlu böcekler (Rhynchota) gibi takımları vardır. (Pterygota), hortumlu-böcekler (Rhynchota) gibi takımları içine alır.

 

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genel olarak tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Bu arada : Bu süre içinde. Yeri gelmişken, bu meyanda. Bir işi yaparken birlikte, beraber.

Çürükçül : Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.

Gübrelik : Gübre konulan yer, kemrelik.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.

Gübreli : Gübrelenmiş olan.

Yaşamak : Canlılığını, hayatını sürdürmek. Sağ olmak. Varlığını sürdürmek. Oturmak, eğleşmek. Geçinmek. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak. Görüp geçirmek, başından geçmek. ... yaşında bulunmak: On yaşıyor. Hayatını idame ettirmek.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Çürükçü : Müsrif, idaresiz.

Kanatlı : Kanadı olan.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Bu ara : Bura, burası.

Yaşama : Yaşamak işi.

Memeli : Memesi olan.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Çürük : Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.

Diğer dillerde İsliküf anlamı nedir?

Almanca'da İsliküf ne demek ? : giesskannenschimmel