Jading türkçesi Jading nedir

  • Bitkin düşme.
  • Çok yorulma.
  • Ağır işler verilerek yorulma.

Jading ingilizcede ne demek, Jading nerede nasıl kullanılır?

Jadish : Aksi. Tükenmiş. Yıpranmış. Eskimiş. Huysuz.

Jadishly : Aksi bir biçimde. Eskimiş bir biçimde. Yıpranmış bir halde. Huysuzca. Eskimiş bir şekilde.

Jade : Yeşimtaşı. Beygir (yaşlı). Fingirdek kız. Ak, yeşilimtrak ya da yeşil renkli bir ışınsı türü. (genellikle kütlesi biçimsizdir. bu taşa nefrit adı da verilir ve süs taşı olarak kullanılır.). Haspa. Yeşim. Yılkı atı. Yosma. Açık yeşil. Yormak.

Jaded : Bıkkın. Bitkin. Çok yorgun. Zevksiz. Yorgun. Yorulmuş. Bezgin. İsteksiz. Yavan. Tatsız tuzsuz.

Jadedly : Yıpranmış bir şekilde. Bitkin bir şekilde. Yorgun bir şekilde. Yorgun bir biçimde. Tatsız tuzsuz bir halde. Bitkin bir halde. İsteksizce.

Jades : Yaşlı beygir. Fahişe. Yılkı atı. Beygir (yaşlı). Haspa. Yosma. Fingirdek kız. Yeşim. Açık yeşil. Çok yormak.

Jadeite : Rengi beyazımsı ve koyu yeşil arasında değişen mineral. Jadeit. Yeşimtaşının bir çeşidi.

Mahmoud ahmadinejad : Mahmut ahmedinejad. (1956 doğumlu) iran islam cumhuriyeti'nin devlet başkanı.

Jadeites : Jadeit.

Garin bujadoux syndrome : Lyme hastalığı. Garin-bujadouxsendromu.

İngilizce Jading Türkçe anlamı, Jading eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Jading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Score : Sayı yapmak. Sayılar. Puan. Tenis, futbol, eğitim, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır. Notaya geçirmek. İşaretlemek. Hesaplaşmak. Almak. Partisyon yazmak.

Studying : Okumak. Çalışma. Saygılı olmak. Öğrenmek. Çalışmak. Rol ezberleme. Çabalamak. Gözetmek. Gayret etmek. Eğitimini görmek.

Frazzle : Yıpratmak. Yormak. Yorulmak. Yıpranma. Eskimek. Yorulma. Bitkinlik. Yıpranmak.

Grade : Basamak. Yokuş. Sınıflamak. Puanlamak. Ayırmak. Not vermek. Aşama. Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup). Sınıf. Düzeltmek.

Skimming : Kef. Yüzeyden sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma. Kaymağını alma. Köpük. Halmoz alma. Sıyırma. Özarama. Cüruf. Kaymak.

Perusal : Tetkik etme. İnceleme. Dikkatle okumak. Okuma (dikkatle). Dikkatle okuma. Okuma.

Appraisal : Değerlendirme. Değer tahmini. Tahmin. Değer biçme. Kıymet takdiri. Değerlendirmek. Kıymet takdiri etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değer takdiri. Kıymet takdir etme.

Browse : Kitap karıştırmak. Gözden geçirmek (kitap). Yaprak yemek. (kitap) gözden geçirmek. Otlanmak. Atlamak. Göz atmak. Gözden geçirmek. Otlamak. Karıştırmak.

Language : Edebiyat. Dil. Konuşulur. Dili. Lisan. Mesleki dil.

Skim : Yağını almak. Gözden geçirmek. Sıyırıp geçmek. Sektirmek. Sekmek. Yüzeyini sıyırmak. Su üzerinde kaydırmak. Kaymağını almak. Almak (bir sıvının üzerinden kaymak vb). Kaymağını sıyırmak.

 

Jading synonyms : bond rating, linguistic process, poring over, browsing, mark, undervaluation, overvaluation, reevaluation, pricing, valuation, assessment, speed reading, perusing, evaluation, frazzles.

Jading zıt anlamlı kelimeler, Jading kelime anlamı

Closed : Kapanmış. Donmuş. Kapalı. Kapatılmış. Kapanık. Basına kapalı. Örtük. Yumuk. Bloke edilmiş.

Inferior : Bayağı. Ast. Alt. Aşağı derecede olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. İkinci derecede. Aşağı. İnferiyor. Ast rütbede.