Kürdi nedir, Kürdi ne demek
Kürdi; bir müzik terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
Kürdi hakkında bilgiler
Kürdî, Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde ve dügah perdesindeki bir makam. I. Sultan Murad zamanında yazılmış olan Kitâb-ı Mûsikî ve Edvâr-ı Makâmât'da Kürdî adına rastlanmamaktadır.Makâmın, Kürdî adını daha sonra almış olması görünmektedir. Bununla birlikte bu iki kitapta ve Zeyn'ül-Elhân'da bu makâmı Ebî-Selîk veya Ebû-Selîk makâmı olarak görülmektedir. Lâdikli Mehmet Çelebi döneminde Ebu-Selîk adı Kürdî olarak değiştirilmiştir.
III. Sultan Selim Han devrinden evvel yazılmış musiki kitaplarında Acem-Kürdî yoktur. Hatta, Abdülbâki Nâsır Dede'de de bulunmamaktadır. Bu makamın Dede tarafından bilinmesi ve bu makamdan beste yapılması, daha sonra İsmail Ağa'nın Acem Kürdî peşrevi ile Osep Ağa'nın berefşan bestesi, II. Sultan Mahmud Han devri ile daha sonraki devreye tesadüf etmektedir.
Bu itibarla makamın tertip tarihinin (elimizde bulunan eserlere göre) eski olmadığı anlaşılmaktadır. III. Sultan Selim Han döneminde tertiplenen makamlardan biri olduğu anlaşılmaktadır.
Acemkürdi makamı, acem makamını husule getiren acemaşiran ve uşşak dizilerinin nihayetine bir kürdi dörtlüsünün katılmasından ibarettir.
Kürdi anlamı, kısaca tanımı:
Klasik : Sanatta kuralcı. Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser. Kökleşik. Alışılmış. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Bemol : Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.
Nota : Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret. Muhtıra.
Perde : Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Katarakt. Seste pes perde. Doğruyu görmeye engel olan şey. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar.
Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
Kürdilihicazkar : Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam.
Acemkürdi : Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
Arabankürdi : Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
Muhayyerkürdi : Türk müziğinde bir makam.
Sultan : Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan. Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah.
Zaman : Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.
Musiki : Kulağa hoş gelen sesler dizisi. Müzik.
Görünmek : Azarlamak. Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Benzemek, görünüşünde olmak. İzlenim uyandırmak. Gözdağı vermek.
Birlik : Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bir arada olma durumu, vahdet. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
Kitap : Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü. Kutsal kitap. Herhangi bir konuda yazılmış eser.
Görülmek : Kabul edilmek, sayılmak. Gereken iş yapılmış olmak. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak. Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek.
Bir : Aynı, benzer. Bir kez. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Ancak, yalnız.
Kürdiği : İğ.
Kürdimek : Dişi hayvan erkek istemek
Kürdiye : Kadın ceketi, uzun hırka.


Bu kısımda Kürdi nedir? Kürdi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kürdi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kürdi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.