Kütük demir nedir, Kütük demir ne demek

Kütük demir; bir madencilik terimidir.

  • Demir çelik fabrikalarında, izabe tesislerinde maden cevherinden veya hurdadan döküm sonu elde edilen ham kütle, kütük

Kütük demir kısaca anlamı, tanımı:

Kütük : Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Kesilmiş ağaç gövdesi. Asma fidanı. Kütük demir. Kalın ağaç gövdesi. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

Demir : Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Çıpa. Bu elementten yapılmış. Bu elementten yapılmış parça.

Çelik : Kök salması için yere dikilen dal. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Bu alaşımdan yapılmış. Kısa kesilmiş dal. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Zayıf fakat güçlü (vücut). Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat.

 

Fabrika : İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

İzabe : Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme.

Tesis : Kuruluş. Yapma, kurma, temelini atma.

Maden : Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal. Bu mineralden yapılmış. Maden ocağı veya maden işletmesi. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak.

Cevher : Töz. Değerli süs taşı, mücevher. Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek.

Hurda : İşe yarayamayacak derecede bozulmuş, zarar görmüş. Eski maden parçası. Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş.