Kılıç alayı nedir, Kılıç alayı ne demek

Tarih'teki anlamı:

Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanmak üzere Eyüp Sultan türbesine gitmeleri dolayısıyle düzenenlenen tören.

Kılıç alayı hakkında bilgiler

Osman Kılıcı (diğer adı Taklide-Seif veya Kılıç Alayı), Osmanlı İmparatorluğu'nun sultanlarının tahta çıkma töreni sırasında kullanılan önemli bir devlet kılıcıydı. Kılıç Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin ismini almıştır. Uygulama ilk olarak Osman Gazi'nin kayın babası Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye kılıç kuşandırmasıyla başladı. Bu kılıcın kuşanması, padişahın tahta çıkmasından 2 hafta içerisinde yapılmak zorundaydı. Bunun için İstanbul'da Haliç üzerindeki Eyüp'te mezar kompleksi yapıldı. Yeni padişah Topkapı Sarayı'ndan Saltanat Kayığı'na binerek Haliç'ten Eyüp'e gelirdi. Eyüp mezarlığı, Sahabe Ebu Eyyûb el-Ensarî'nin 7. yüzyıldaki İstanbul'un ilk Müslüman kuşatması sırasında şehid olması nedeniyle Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır.

Bu tören çok sembolikti: Öncelikle yeni padişahın kılıç kuşanarak bir savaşçı olduğunu göstermesi açısından önemliydi. Konya'dan bir mevlevi derviş bu kılıcın takılma işleminde bulunurdu.

19. yüzyıl sonlarına kadar Müslüman olmayan temsilcilerin Eyüp Camii'ndeki töreni izlemesi yasaktı. Yabancı temsilciler ilk defa V. Mehmed Reşad'ın kılıç kuşanma törenini izledi. 10 Mayıs 1909 tarihinde düzenlenen törene, imparatorluk içindeki mevcut tüm dini toplulukların, özellikle Rum Patriği, Baş Haham ve Ermeni Kilisesi'nin temsilcileri katıldı. Gayrimüslimlerin töreni görmesi için izin verilmesi bu töreni New York Times'ın son derece detaylı bir şekilde yazmasını sağladı. V. Mehmed'in kardeşi ve halefi VI. Mehmed Vahdeddin, törenin filme çekilmesine izin vererek daha da ileri gitti. VI. Mehmed'in son Osmanlı padişahı olmasıyla kılıç kuşanma töreni son buldu.

 

Kılıç alayı kısaca anlamı, tanımı:

Kılıç : Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu. Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah.

Kuşanma : Kuşanmak işi.

Alay : Hayvan topluluğu. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

 

Sultan : Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan. Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz.

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.

Çıkma : Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Çıkmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Desteklemek amacıyla verilen para. Eski, kullanılmış. Çıkmak işi.

Tören : Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni. Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim.

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Kılıç kuşanma : Tahta yeni çıkan Osmanlı padişahlarının İstanbul'daki Eyüp Sultan türbesine giderek törenle kılıçlarını almaları.