Kırıdak nedir, Kırıdak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şıklığa özenen, gösteriş çabasında olan.

Oynak, ahlâksız : O, kırıdağın biridir.

Dik yürüyen adam.

Kırıdak kısaca anlamı, tanımı

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa

Ahlaksız : Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Ahlak : Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.

Özene : Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, av bekleme yeri.

 

Oynak : Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli. Değişken, kararsız. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem). Hareket, canlılık veren. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız).

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Çaba : Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

Adam : İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.

Dik : Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).

Diğer dillerde Kırdırma oranı anlamı nedir?

İngilizce'de Kırdırma oranı ne demek ? : discount rate