Kızılkarınca nedir, Kızılkarınca ne demek

Teknik terim anlamı:

Kırmızımsı renkte olup, ormanlarda yaşayan ve kimi yaprak solucanlara arakonakçılık edebilen karınca; orman karıncası, kırmızı orman karıncası.

Kızılkarınca anlamı, kısaca tanımı

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan

Kırmızı orman karıncası : [Bakınız: kızılkarınca]. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, zar kanatlılar (Hymoneptera) takımından, kırmızı renkli, yuvasını ormanlar içinde kocaman yığınlar hâlinde yapan, zehir dikenleri olmayan, sosyete meydana getiren, pupaları kuşlara yem olan bir tür. Orman karıncası. (Eş anlamlısı: orman karıncası, Formica rufa) Eklembacaklı hayvanlardan böcekler (İnsecta) sınıfının zarkanatlılar (Hymenoptera) takımından bir tür. Rengi kırmızıdır. Yuvasını ormanlar içinde kocaman yığınlar halinde yapar. Zehir dikeni yoktur. Sosyete meydana getirir. Pupaları kuşlara yem olur.

Yaprak solucanlar : Görünüşleri genellikle yaprağımsı, halkasız, sindirim aygıtı yarım, bir ya da birkaç çekmeni bulunan yassı solucanlar sınıfı; emici kurtlar.

 

Orman karıncası : [Bakınız: kızılkarınca]. [Bakınız: kırmızı orman karıncası].

Arakonakçı : Asalağın, gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konakçılardan herhangi biri; aracı, arahayvan, arakonak. (İnsan köpek tenyasının ve sıtma asalağının arakonakçısıdır. a. bkz, birinci arakonakçı, ikinci arakonakçı.

Kırmızımsı : Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızı gibi, kırmızımtırak.

Solucanlar : Halkalılardan, yer solucanı, tenya, askarit gibi vücutları uzun, yumuşak ve ayaksız hayvanları içine alan takım.

Arakonak : [Bakınız: arakonakçı]. Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bingöl ili, Solhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehrinde, Bulanık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Karınca : Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Edebi : Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal.

 

Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Kırmı : Kene.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Edeb : Arapça kökenli âdâb/edeb: adab; edeb.

Diğer dillerde Kızılkarınca anlamı nedir?

İngilizce'de Kızılkarınca ne demek ? : red ant