Kabak kemane nedir, Kabak kemane ne demek

Kabak kemane; bir müzik terimidir.

  • Gövdesi uzunlamasına ikiye bölünen su kabağının üzerine ince bir deri gerilerek yapılan, üç teli olan, yayla çalınan bir halk çalgısı, kabak

Kabak kemane hakkında bilgiler

Kabak kemane, Türk Halk Müziği'ndeki telli, yaylı ve deri kapaklı sazların tek örneğidir. Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır. Kabak kemane, Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da Ege Bölgesi’nde) yaygın olarak kullanılan bir sazdır. Kabak, kabak kemane, rebap (Güneydoğu Anadolu’da rubaba, Hatay yöresinde hegit) ve ıklığ gibi adlar ile bilinmektedir. Orta Asya Türkmenlerinin Gijek adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde Kemança adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir. Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır. Yörelere göre farklılık gösterir.

Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir. Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri eskiden tavşan, günümüzde ise yürek zarı ile kaplanır. Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. Tekneden sonra sap ve burgular gelir. Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır. Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar. Kemane perdesiz bir çalgı olduğu için her türlü kromatik ve komalı ses elde edilebilir. Ses genişliği, 2,5 oktavdır. Kabak kemane geçmişten günümüze kadar otantik görünüşünü korumuş bir halk çalgısıdır. Türkler kemane ve kemençe kültürlerini üç kıta üzerine yaymışlardır. "Iyık" Altaylarda "Yançak komus", Kırgızlarda "Kıl Kıyak", Türkmenlerde "Gıcak" gibi isimlerle anılmıştır. Kabak kemane yapılırken Su kabağı yukarı doğru incelen boğum altından kesilir ve üzerine yürek zarı veya deri geçirilir. Daha sonra kabağa ağaçtan sap (kol) monte edilir. Kemanenin aslı üç telli olup, daha geniş ses elde etmek için daha sonraları dördüncü bir tel ilave edilmiştir.

 

Tellerin ses düzeni ise, en kalın telden itibaren “LA–RE–LA-RE” şeklindedir. Piyanoya göre, “DO–FA–DO–FA” veya “Sİ–Mİ–Sİ–Mİ” olan bu akordu yapabilmek için, tellerinin en kalın telden itibaren bağlamada kullanılan, “Taşlanmış Kalın Sırma” (La) ve “Taşlanmış İnce Sırma (Re)” teli, 0.30 (La), 0.20 (Re), numaralı bağlama tellerinin takılması gerekir. Bugün ise, 4 telli kabak kemane ile birlikte, Halil Çelik ve Özgür Çelik tarafından yapılmış olan 5 telli kabak kemane de kullanılmaktadır. 5 telli kabak kemaneye, 4 telli kabak kemaneden farklı olarak bir kalın tel daha ilave edilmiştir. Bu tel bağlamada da kullanılan “Bam BamTeli”dir ve 5 telli Kabak Kemanenin akordu, “RE-LA-RE-LA-RE,” piyanoya göre ise, “FA-DO-FA-DO-FA” veya “Mİ-Sİ-Mİ-Sİ-Mİ” şeklindedir. 5 telli kabak kemanenin dışında Halil Çelik tarafından 2000'li yıllardan itibaren üretilen 6, 7 ve 8 telli kabak kemaneler de mevcuttur.

 

2014 yılında ise; ölçüleri, tel numaraları ve akord sistemi genç müzisyen Cafer Nazlıbaş tarafından belirlenen 6 telli kabak kemane icad edilmiştir. Bu, yapılmış olan ilk 6 telli kemane olup, sahibine 6 telli kabak kemane mucidi ünvanını getirmiştir. NAZLIBAŞ icadında klasik kabak kemane sesine bir oktav daha eklemiştir. Kemaneye bir ince ve bir kalın tel ilave edilerek peslerde ve tizlerde daha uç seslere ulaşabilmek, daha geniş bir ses aralığı elde edebilmek ve böylece daha çok eserin çalınabilmesine olanak sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca sesler kulağa artık çok daha hoş gelecektir.

Kabak kemane kısaca anlamı, tanımı:

Gövde : Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Bir şeyin asıl bölümü. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Deri : Bu tabakadan yapılmış. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Halk : Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

Çalgı : Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.

Kabak : Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile. Kabak kemane. Tüysüz, dazlak. Kısa boynuzlu hayvan. Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz).

Kemane : Keman ve kemençe yayı. Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım. Bir tür halk çalgısı. Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç.

Keman : Yay. Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz.

Yayla : Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri. Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato.

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Telli : Teller takınmış, telle süslenmiş. Teli olan.

Yaylı : Üstü ve yanları kapalı, dört tekerlekli, altında yayları olan, atla çekilen bir tür binek arabası, yaylı araba. Yayı olan. Ok ve yayla silahlanmış.

Kapaklı : Kapağı olan.

Menşe : Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep.

Orta : Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne uzun ne kısa, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne büyük ne küçük, midi.