Kabuk oluşumlu egzama nedir, Kabuk oluşumlu egzama ne demek

Kabuk oluşumlu egzama; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yaş egzamadaki eksudatın kurumasından sonra kahverengi-kırmızı renkte kabuk oluşan egzama, egzama kurustozum.

Kabuk oluşumlu egzama anlamı, tanımı

Egzama : Mayasıl

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Egzama kurustozum : Kabuk oluşumlu egzama.

Yaş egzama : Deri yüzeyinin ıslak olmasıyla belirgin egzama, egzama maditans, hlk. safra.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Eksudat : Yangısal olaylarda damar çeperinden dışarıya veya çevre dokulara yayılan protein, hücre artığı ve bazen bakteri içeren, özgül ağırlığı yüksek, yangısal ödem sıvısı, yangı sıvısı.

 

Kuruma : Kurumak işi. Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması.

Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Yaş : Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II). Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ. Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman. Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi. Nemli, ıslak, kuru karşıtı. Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze. Gözyaşı. Kötü. Zor. Akşamla yatsı arası. Çok çevik, sağlam. Çürük, güvenilmez. Göz yaşı. Yaş, ıslak. Yaş, ömür. Yıl. Islak - goz yaşi: göz yaşı. Yağış. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Taze. Deniz.

 

Diğer dillerde Kabuk oluşumlu egzama anlamı nedir?

İngilizce'de Kabuk oluşumlu egzama ne demek ? : eczema crustosum