Kadınbudu nedir, Kadınbudu ne demek

  • Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte

"Kadınbudu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yarım dilim ekmeğin üzerine bir kadınbudu koyup getireyim mi?" - S. M. Alus

Kadınbudu hakkında bilgiler

Kadınbudu köfte, koyun kıyması ve pirinçle hazırlanan bir çeşit köfte.

Köfte yapılacak yağsız koyun kıymasının yarısı kavrulur. Çiğ kıyma ile birlikte içine çok ince doğranmış soğan, haşlanmış pirinç, maydanoz, rendelenmiş kaşar peyniri, kekik ve tuz da katılarak yoğrulur. Daha sonra yassı ve uzun biçime getirilip önce una, ardından da çırpılmış yumurtaya bulanarak yağda kızartılır. Hazırlanışı zaman ve beceri gerektiren kadınbudu eski bir Anadolu yemeğidir.

Kadınbudu tanımı, anlamı:

Yumurta : Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre.

Kızartı : Kızarmış yer.

Pirinç : Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bu alaşımdan yapılmış.

 

Köfte : Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Bayan. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan.

Bulgurlu : Bulguru olan. "Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Koruyucu, şefkatli çevre. Kollar arası, kucak. Göğüsle giysi arası. Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.

Kıyma : Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Çekilmiş et. Kıymak işi.

Yağsız : Yağı olmayan. Yağı az. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. İnce, zayıf.

Birlik : Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir arada olma durumu, vahdet. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

Diğer dillerde Kadınbudu anlamı nedir?

İngilizce'de Kadınbudu ne demek? : meat and rice croquettes