Kafatasçılık nedir, Kafatasçılık ne demek

  • İnsanları kafataslarının biçimine göre değerlendiren görüş
  • Bir düşünce, inanç vb.ne körü körüne bağlılık.

Kafatasçılık kısaca anlamı, tanımı:

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Biçim : Tarz. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Değer : Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

 

Görüş : Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Görme işi. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

Düşünce : İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

İnanç : Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat. Birine duyulan güven, inanma duygusu. İnanılan şey, görüş, öğreti. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma.

Bağlılık : Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım.