Kalmodulin nedir, Kalmodulin ne demek

Kalmodulin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Ökaryot hücrelerde sitosolde bulunan ve dört kalsiyum iyonu bağlayarak kompleks oluşturan, cAMP fosfodiesteraz gibi birçok enzimi aktive eden, plazma zarında Ca2+ ATPaz'larının alt birimini oluşturan, yapısında 148 amino asit bulunduran düzenleyici bir protein.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dört kalsiyum iyonu bağlama yeteneğinde olan, cAMP fosfodiesteraz gibi birçok enzimi aktive eden, plazma zarında Ca++ ATPaz’larının alt birimini oluşturan, yapısında 148 amino asit bulunan kalsiyum bağlayan hücre içi düzenleyici, molekül ağırlığı yaklaşık 17000 olan ısıya dayanıklı bir protein, CAM.

Kalmodulin tanımı, anlamı

Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı

Isıya dayanıklı : Biyolojik etkisini belirli yüksek sıcaklık derecelerinde koruyan molekül, termostabil.

Fosfodiesteraz : Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

 

Plazma zarı : [Bakınız: hücre zarı]. Hücre zarı.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Kompleks : Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Ökaryot : Zarla çevrili gerçek çekirdeği bulunan. Bitki, hayvan, mantar ve protozoon gibi çekirdeği etrafında zar bulunan, kromozomlar ve hücre içi organellerden meydana gelmiş bir hücreli veya çok hücreli bir organizma.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

 

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Komple : Dolu. Bütünü aynı şeyden olup bir takım oluşturan. Üstün nitelikleri kendinde toplayan, mükemmel. Eksiksiz, gerekli her şeyi tamam olan, tam.

Plazma : Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. [Bakınız: protoplazma]. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

Diğer dillerde Kalmodulin anlamı nedir?

İngilizce'de Kalmodulin ne demek ? : calmodulin