Kammerspiel nedir, Kammerspiel ne demek

Kammerspiel; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Almanya'da 1921'e doğru dışavurumculuğa karşı bir tepki olarak ortaya çıkan sinema akımı. Adını Reinhardt'ın birkaç yüz kişilik "Kammerspiel : oda tiyatrosu"ndan alan bu akım, dışavurumculuğun öznelciliğine, abartmacılığına karşı gerçekçiliğe yönelişi yansıtır. Kammerspiel, çok yalınç bir konu çerçevesinde, küçük insanların günlük yaşamlarını gerçekçi bir tutumla ele alır.

Kammerspiel kısaca anlamı, tanımı

Kammerspiel filmi : Kammerspiel akımında gerçekleştirilmiş film

Oda tiyatrosu : Seyirci sığası yüz kişi ve daha aşağı olan minik tiyatro. İkinci Dünya Savaşından sonra, yersizlikten doğma en dar yerlerin (odalarını) tiyatro biçimine sokulması. Bu tip tiyatrolar az kişili, etkisi ince ayrıntılara ve diyaloglara dayanan özel bir oyun çeşidine yol açmıştır. Örn. Borchert "Draussen vor der Tür" (Kapıların dışında).

Abartmacı : Abartıcı.

Gerçekçi : Gerçeği gören ve ona göre davranan veya gerçeğe uygun olarak yapılan, realist. Gerçekçilik yanlısı olan, realist.

Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

 

Abartma : Abartmak işi.

Kişilik : Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet. Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü. Herhangi bir kişi için, herhangi bir kişiye yetecek miktarda olan. Herhangi bir sayıda kişiden oluşan. Yabanlık. İnsanlara yakışacak durum ve davranış.

Öznelci : Öznelcilik yanlısı, öznelciliği benimseyen ve savunan, subjektivist.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Yöneliş : Yönelme işi, yönleniş.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Kişili : Kişisiz fiillere karşı kişi anlatan fiil şekillerine denir.

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Yalınç : Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. Karışık olmayan, basit.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Yalın : Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Diğer dillerde Kammerspiel anlamı nedir?

İngilizce'de Kammerspiel ne demek ? : "kammerspiel"