Kapitalist üretken olmayan emek nedir, Kapitalist üretken olmayan emek ne demek

Kapitalist üretken olmayan emek; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Marksist yaklaşımda hizmet üreten, ancak artık değer kitlesine katkı yapmayan emek.

Kapitalist üretken olmayan emek anlamı, kısaca tanımı

Kapi : Kapı. Kapı// kapi baca: ev bark, kapı baca

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Üretken olmayan emek : Klasiklerde hizmet üreten ve ulusal servete katkısı olmayan emek. Marksist yaklaşımda her toplumun veya üretim tarzının feodal, kapitalist, sosyalist gibi özgün yapısına göre değişen ve veri üretim ilişkilerine bağlı olan, tanımı tarafsız olmayıp toplumdaki her bir sınıfa göre değişen, bir sınıf tarafından verimli iken diğer sınıf tarafından verimsiz olarak kabul edilebilen emek. karşılığı üretken emek.

Emek : Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.

Kapital : Sermaye.

Kapitalist : Anamalcı.

Olma : Olmak işi.

Üretken : Üretme gücü olan, çok üreten.

Artık değer : İşçinin, iş gücünün karşılığı olarak ödenen değerin üzerinde ürettiği ve işverenin, karşılığını ödemeksizin sahip olduğu ek değer.

 

Yaklaşım : Yaklaşma işi. Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi.

Marksist : Marksçı.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Katkı : Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.

Kitle : Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Ancak : "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

Diğer dillerde Kapitalist üretken olmayan emek anlamı nedir?

İngilizce'de Kapitalist üretken olmayan emek ne demek ? : capitalistically unproductive labour, capitalistically non-productive labour