Karşılaştırmalı dil bilimi nedir, Karşılaştırmalı dil bilimi ne demek

  • Karşılaştırma yöntemiyle çeşitli diller arasındaki ilişkileri, benzerlikleri belirleyip dil ailelerini tespit etmeyi amaçlayan inceleme

Gramer anlamı:

Dilleri biribirleriyle karşılaştırarak, aralarındaki benzerlik ve yakınlıklar ile benzemeyen yönlerin tespiti yoluyla, ortak ana şekillerin farazî olarak ortaya çıkarılmasını ve dil tiplerinin belirlenmesini inceleyen bilim dalı.

İngilizce'de Karşılaştırmalı dil bilimi ne demek? Karşılaştırmalı dil bilimi ingilizcesi nedir?:

comparative linguistics

Karşılaştırmalı dil bilimi tanımı, anlamı:

Karşılaştırmalı : Karşılaştırma yolu ile yapılan, mukayeseli.

Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

 

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Benzerlik : İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum. Benzer olma durumu.

Aile : Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Eş, karı. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.

Tespit : Belirleme. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama. Sabitleme.

Amaç : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Hedef. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye.

İnceleme : Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma. İncelemek işi, tetkik.