Kelebek vatoz nedir, Kelebek vatoz ne demek

Teknik terim anlamı:

Boyları 70 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz’de dağılım gösteren, derinliği 20–300 m arasında değişen kumlu ve çamurlu zeminlerde yaşayan demersal bir tür.

Kelebek vatoz anlamı, tanımı

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep]

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Vato : Yayvan, sarımtırak, eti yenmeyen bir balık.

Kele : Boğa, tosun.

Kelebek : Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

Vatoz : Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata).

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Demersal : Göl ve denizlerin taban ya da tabana yakın kısımlarında yaşama. Dibe ait, dipte yaşayan.

 

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

Çamurlu : Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Denizi : Erken: Sabahleyin denizi kalk.

Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Kumlu : İçinde kum bulunan, kumsal. Çok ufak ve sık benekli. Hatay iline bağlı ilçelerden biri.

Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Diğer dillerde Kelebek sümüklüsü anlamı nedir?

İngilizce'de Kelebek sümüklüsü ne demek ? : mud snail