Keleter nedir, Keleter ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İki kulplu küfe biçiminde büyük sepet.
Küçük sepet.
Duvara asılan küçük kaşık sepeti.
Sepet.
Teknik terim anlamı:
Kargı ya da hayıttan yapılan gübre taşıma küfesi. (Kemalpaşa İzmir).
Sepet, pamuk sepeti, harar.
Keleter kısaca anlamı, tanımı
Kelet : İki kulplu küfe biçiminde büyük sepet
Kelete : Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Çirkin, kötü. Çuval. Koyun derisinden yapılan torba, dağarcık. Hemen kullanılmak için öğütülen az ölçüde buğday, tahıl. Değirmencinin öğüttüğü undan aldığı pay, supayı. Ölçek : Değirmene beş kelete buğday götürdüm. Küçük harman. Zayıf, cılız hayvan. [Bakınız: keleş]. Çürük, işe yaramaz şey. Ayakkabı çekeceği. Çamaşır yıkanırken komşudan yıkanmak için gelen birkaç parça çamaşır. Toprağı az olan çiftçi. Önemsiz nesne, ufak tefek. Küçük parça, artık: Bu kumaş kelete kalmıştı, çocuğa yaptım. Önemsiz söz. Küçük çuval.
Kele : Boğa, tosun.
Kemalpaşa : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Asılan : Dik ve yüksek bir yerde asılı gibi duran.
Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.
Taşıma : Taşımak işi.
Sepet : Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.
Pamuk : Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.
Kaşık : Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı. Ucu iğneli kaşık biçimindeki olta. Değirmencinin öğütme payı olarak aldığı tahıl ölçüsü. Değirmen sepetinin boğazına takılan ve tahılın dökülmeden değirmen taşlarının arasına gitmesini sağlayan tahta oluk. Yapıda kullanılan çamuru taşın yanına bırakmaya yarayan bir araç, mala. Dinamit yerleştirmek amacıyla kaya kovuklarındaki ufak taşları dışarı çıkarmakta kullanılan demir araç. (Kemalpaşa İzmir).
Hayıt : Ayıt. Sıcak bölgelerde yetişen, kırmızı çiçekli, yaprağı zeytin yaprağına benzeyen, dallarından sepet yapılan bir çeşit ağaç. Tarlalara çekilen doğru çizgi: Bugün tarlanın hayıtını çek.
Kemal : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik. Eder, tutar.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Kargı : Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax). Dalyanlarda büyük balıklar için kullanılan demir kanca. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak.
Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Harar : Çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval.
Diğer dillerde Kelepir mal anlamı nedir?
İngilizce'de Kelepir mal ne demek ? : bargain good

Bu kısımda Keleter nedir? Keleter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Keleter tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Keleter hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.