Kendine özgü devim nedir, Kendine özgü devim ne demek

Kendine özgü devim; Astronomi alanında kullanılan bir kelimedir.

Astronomi'deki terim anlamı:

Bir yıldızın bağlı olduğu dizgenin deviminden ayırt edilmiş devimi. Örn. Samanyolundaki bir yıldızın gözlenen devimi, kendi devimi ile Samanyolunun dönmesinin bileşimidir.O halde gözlenen devimden Samanyolu devimi çıkarılırsa geri kalan devim onun kendine özgü devimidir.

Kendine özgü devim kısaca anlamı, tanımı

Devi : Deve. Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol

Kend : Kasaba, şehir.

Devim : Devinim.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Kendine özgü : Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Samanyolu : Açık gecelerde gökyüzünde boydan boya görülen uzun, bol yıldızlı, ışıklı şerit, Gökyolu, Hacılaryolu, Hacıyolu, Kehkeşan, Samanuğrusu.

 

Gözlenen : Bir gözlemleme sürecinde üzerinde gözlem yapılan birim (kişi, nesne, durum).

Bileşim : Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Ayırt : Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. [Bakınız: ayırdım]. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.

Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.

 

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Dönme : Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

Diğer dillerde Kendine özgü devim anlamı nedir?

İngilizce'de Kendine özgü devim ne demek ? : peculiar motion