Kertmen nedir, Kertmen ne demek

Kertmen; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yamaçlardaki seki gibi dar ve düz yer.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kahramanmaraş şehrinde, Süleymanlı bucağına bağlı bir bölge.

Kertmen anlamı, kısaca tanımı

Kert : Bayat. Geçit, boğaz

Kertme : Kertmek işi. Çentik.

Kahramanmaraş : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Süleymanlı : Ankara şehri, Elmadağ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir ili, Şevketiye bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Denizli ilinde, Buldan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum şehrinde, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Bergama belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir şehrinde, Emiralem nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş kenti, Süleymanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri ilinde, Talas ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Akhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat kenti, Salmanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.

 

Süleyman : Atın karnında ya da sağrısındaki şişlik. Hayvan yüreği. Huzur, sükûn. Kur’an-ı Kerim'de adı geçen peygamberlerden biri. Manisa ili, Palamut bucağına bağlı bir bölge.

Yamaçlar : Diyarbakır şehri, Ergani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Düz yer : Ova.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kahra : Hayvan yiyeceği. Büyük taşlık yer. Mağara, delik. Yeraltı: Yağan yağmur kahraya geçti.

Yamaç : Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Süle : Ahmak. Bursa şehrinde, İnegöl ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gümüşhane ili, Kale nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Seki : Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılmış olan set. Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça. Sekil. Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras. Oturulacak sedir biçiminde taş veya set.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

 

Yama : Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Dar : İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

Diğer dillerde Kertme geçme anlamı nedir?

Osmanlıca Kertme geçme : kertme geçme