Keyhole türkçesi Keyhole nedir
- Anahtar deliği.
- Faul atışı (basket.).
- Serbest atış bölgesi.
- Ayna.
- Kilit ağızlığı.
Keyhole ile ilgili cümleler
English: Ali tried to look through the keyhole, but couldn't see anything.
Turkish: Ali anahtar deliğinden bakmaya çalıştı fakat bir şey göremedi.
English: Ali couldn't resist peeking through the keyhole.
Turkish: Ali anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.
English: Ali looked through the keyhole.
Turkish: Ali anahtar deliğinden baktı.
English: I can't find the keyhole.
Turkish: Anahtar deliğini bulamıyorum.
Keyhole ingilizcede ne demek, Keyhole nerede nasıl kullanılır?
Keyhole saw : Kol testeresi. Farekuyruğu testere. Delik testeresi.
Keyholes : Faul atışı (basket.). Serbest atış bölgesi. Anahtar deliği. Ayna. Kilit ağızlığı.
Key account : Çok nemli müşterinin banka hesabı. Kilit müşteri hesabı.
Key account management : Kilit müşteri yönetimi. Çok önemli hesap yönetimi. Kilit müşteri hesabı yönetimi.
Key actor : Kilit aktör. Önemli aktör.
Key bounce : Tuş tutukluğu.
Key character : Anahtar özellik. Teşhis anahtarında kullanılan, o canlıya özel belirleyici bir özellik.
Key bit : Anahtar dili.
Key advisor : Baş danışman. Başdanışman.
Key assignments for document template : Belge şablonu için tuş atamaları.
İngilizce Keyhole Türkçe anlamı, Keyhole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Keyhole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
The mirror : Yansıma. Ayna tutmak. Gözgü. Yansıtma. Sansasyonel hikayeleri ile tanınan günlük ingiliz tabloid gazete. Aksetmek. Yansıtmak. Göstermek. Aksettirmek.
Key plug : Anahtar kovam.
Metope : Metop. Çatı sütunu tepe taşı.
Free shot zone : Serbest atış yapılırken oyuncuların duracakları yeri sınırlayan bölge.
Foul shot : Faul atışı. Serbest atış.
Lock : Kilit. Hapsetmek. Bloke etmek. Hareketli arna seddi. Takılmak. (bilgi vb.) erişimi engellemek. Durdurmak. Bağlamak (para). Kilitlenmek. Kilitleme.
Hole : Yuvasına girmek. İn. Çukur. Deşik. Deliğe girmek. Kovuk. Kazmak. Boşluk. Deliğe sokmak. Derin yer.
Reflector : Aynalı teleskop. Yansıtıcı (su veya ayna gibi). Başlıca yansıma olayından yararlanarak, bir ışık kaynağının ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne. Yansıtıcı eleman. Projektör. Yansıtaç. Yansıtıcı. Yagi-uda dalgalığında çiftucayın ardında yer alıp, gelen dalgaları bunun üzerine yansıtan parça. Işığı, ısıyı ve sesi yansıtan araç. anlamdaş ayna. çekirdek tepkileşimliklerinde ılıncıkları çekirdek fırını içine geri çeviren özdek katmanı.
Reflectors : Yansıtıcı. Projektör. Aynalı teleskop. Reflektör.
Keyhole synonyms : looking glass, key hole, top round, glass, mirror, keyholes.
Keyhole ingilizce tanımı, definition of Keyhole
Keyhole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hole or apertupe in a door or lock, for receiving a key.

Bu kısımda Keyhole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Keyhole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Keyhole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Keyhole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.