Kişisel denetim nedir, Kişisel denetim ne demek

Kişisel denetim; Nükleer Enerji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bireydeki iç ve dış bulaşma sonucu nefes, gaita ve giysi yoluyla yayınlanan ışınımın kişisel dozölçerle belirlenmesi.

Kişisel denetim anlamı, tanımı

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe

Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

Denetim : Denetleme.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Kişisel dozölçer : Bireyin alabileceği soğrulmuş doz ya da doz eşdeğerini belirlemeye yarayan ve vücut üzerinde taşınabilecek biçimde tasarımlanmış dozölçer.

Belirlenme : Belirlenmek işi.

Dozölçer : Soğrulmuş dozu ölçmeye yarayan ışınım aygıtı.

 

Bulaşma : Bulaşmak işi.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

Nefes : Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

Gaita : İnsan dışkısı.

Bire : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Diğer dillerde Kişisel denetim anlamı nedir?

İngilizce'de Kişisel denetim ne demek ? : personal monitoring