Kilomikronlar nedir, Kilomikronlar ne demek

Kilomikronlar; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Plâzmada ve diğer vücut sıvılarında bulunan ve bağırsaktan yağ dokusuna kolesterol, triasil gliseritler ve diğer lipitlerin taşınmasını sağlayan küçük lipoprotein parçacıktarı.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Besin kaynaklı trigliseritleri taşıyan, büyük moleküllü lipoproteinler.

Kilomikronlar anlamı, tanımı

Kilo : Kilogram. Halter sporunda barın iki ucuna yerleştirilen ve ağırlığı oluşturan parça

Lipoproteinler : Diyetle alınan veya karaciğerle yağ dokusunda sentezlenen lipitleri kullanılmak ve depolanmak üzere dokular arasında taşıyan, suda çözünebilen lipit protein kompleksleri. Lipoprotein tanecikleri hidrofob trigliserit ve kolesterol esterleri çekirdeğinin etrafını saran tek tabakalı amfipatik fosfolipitler, kolesterol ve apolipoproteinlerden oluşur. Lipoproteinler dört temel sınıfa ayrılır; yüksek yoğunluklu, düşük yoğunluklu ve çok düşük yoğunluklu lipoproteinler ile şilomikronlar.

Lipoprotein : Basit bir protein ile daha yüksek bir yağ asidinden oluşan kompleks yapı. Kanda lipitlerin taşınmasını sağlayan bir proteinle bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen organik bir madde. Kimyasal bileşimi bakımından hem lipoyid hem protein kapsayan maddeler.

 

Trigliserit : Genel formülü CH2(OOCR1)CH(OOR2)CH2(OOR3) olan, hayvan, bitki ve deniz ürünlerinin özütlenmesinden elde edilen, yenilebilir yağların ve monogliseritlerin imalatında kullanılan, yağ asitleri ve gliserolden doğal olarak meydana gelen bir ester. Triaçilgliserol.

Kolesterol : Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.

Yağ dokusu : Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu. Adiposit denilen ve trigliserid depolayan hücrelerden oluşan gevşek bağ dokusu, adipoz doku. Bağ dokusunda hücreleri yağ granüllerini içeren yağ hücrelerinin oluşturduğu doku, adipoz doku. Metabolik etkinlikleri, renkleri ve dağılımları farklı tekstus adipozus albus adı verilen beyaz yağ dokusuyla tekstus adipozus fuskus adı verilen esmer yağ dokusu bulunur. Trigliserit depolama ve vücut ısısının korunmasında görev alır. Çok sayıda yağ gözelerinin bir araya gelmesiyle meydana gelen bir doku.

Kaynaklı : Belli bir kaynaktan gelen. Kaynak yapılmış. Eğlenceli. Kaynak yapılmış olan. Ağrı ilinde, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kilis şehrinde, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Gliserit : Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. Bir veya daha çok organik asitle, özellikle uzun zincirli yağ asitleriyle esterleşmiş gliserol, açilgliserol. Yağların yapısını oluşturan, yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu esterler. Bir molekül gliserine bir yağ asidi veya yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar.

 

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Lipitler : Hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, suda çözünmeyen ya da çok az çözünen, organik çözücülerde çözünen, yağ asitlerinin alkollerle teşkil ettikleri esterler.

Yağ doku : Vücutta yağ tabakalarını oluşturan doku.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Taşınma : Taşınmak işi.

Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Plazma : Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. [Bakınız: protoplazma]. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

Dokus : Dokuz.

Diğer dillerde Kilomikronlar anlamı nedir?

İngilizce'de Kilomikronlar ne demek ? : chylomicrons, chilomicrons