Kloralhidrat nedir, Kloralhidrat ne demek
Kloralhidrat; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Vücuda alındıktan sonra karaciğerde trikloretanole dönüştürülerek etkin duruma getirilen, hipnotik ve anestezik amaçla kullanılan aldehit türevi bir ilaç.
Kloralhidrat hakkında bilgiler
Kloralhidrat, (CCl3-CH(OH)2) uyku getiren bir ilaç. Tedavi dozlarında alındığında sekiz saat kadar süren tabii bir uyku sağlar. Fakat ilacın deri ve mukoza zarı üzerinde yan etkisi olduğu için doktor tavsiyesine göre alınmalıdır. Aşırı dozlarda alınması solunum çöküntüsü, kan basıncı düşüşü ve kalbe zarar meydana getirir. Kloralhidrat, klorala su ilavesiyle elde edilen kristalize bir toz şeklindedir. Nakavt damlaları veya Mickey Finns olarak isimlendirilen sıvı kloral ve alkol karışımı, geçici zehirlenmelere sebep olur. Bu ilaç devamlı alındığı takdirde alışkanlık meydana getirir. Devamlı kullananlarda ayrıca ağır gastrit vakalarına rastlanabilir. Bu madde vücutta alkole dönüşerek etki de göstermektedir.Ölüm taklidi durum oluşturmak için de kullanılabilir. Yuksek doz alındığında solunum yuzeyselleşir, filiform nabız alınır cilt rengi soluklaşır, dışardan hiçbir şekilde nabız ve solunum bulguları alamazsınız. Tıpta Kellecy sendromu olarak da bilinir..
Kloralhidrat anlamı, tanımı
Kloral : Formülü CCl3CHO olan yağımsı beyaz bir sıvı. Endüstriyel olarak DDT hazırlanmasında kullanılan, uyutucu bir maddedir. Trikloroetanal, trikloroasetik aldehit
Klor : Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir element (simgesi Cl).
Trikloretanol : Formülü CCl3CH2OH, k.n. 150 °C, d.n. 13 °C, yoğunluğu 1,541 g/mL, etere benzer kokusu olan, suda az, alkol, eter, karbontetraklorürde çok çözünen, su çekici, yanıcı, zararlı viskoz bir sıvı.
Trikloretan : Formülü C2H3Cl3, mol kütlesi 133,4 g, 1,1,1 izomerinin yoğunluğu 1,325 g/mL, k.n. 75 °C, d.n. -38 °C olan, gözleri ve dokuyu tahriş edici zehirli etkisi 1,1,2 izomerinin yoğunluğu 1,4432 g/mL, kırma indisi 1,4458 olan, sağlığa zararlı ve tahriş edici etkisi gözlenen, suda çözünmeyen, alkol ve eterde çözünen, yanıcı olmayan ,renksiz ,sıvı bir madde.
Mukoza zarı : Örtü dokusunda, mukus gözelerini kapsayan ve öz kat ile desteklenip alt mukoza katı üzerine oturan bir kat.
Kan basıncı : Kan hacmine ve yoğunluğuna bağlı olan atardamar içi gerilimi, tansiyon.
Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.
Alışkanlık : Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.
Anestezik : Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan. Anestetik.
Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.
Oluşturma : Oluşturmak işi.
Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.
Yan etki : Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir. Dolaylı yapılmış olan etki, yan tesir.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Filiform : İplik şeklinde ince uzun olan. İplik biçiminde ince uzun olan. Filiformis.
Anestezi : Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
Takdirde : ...-dığı zaman.
Gastrit : Midedeki yangı.
Diğer dillerde Kloralhidrat anlamı nedir?
İngilizce'de Kloralhidrat ne demek ? : chloralhydrate

Bu kısımda Kloralhidrat nedir? Kloralhidrat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kloralhidrat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kloralhidrat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.