Konah nedir, Konah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: konak].

Konuk, misafir.

Yolculukta geceyi geçirmek üzere yapılan yer, han.

Bir günlük yol aldıktan sonra varılan köy, bucak, kent.

Konak, iş hanı.

Konak.

Konah kısaca anlamı, tanımı

Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.)

Yolculuk : Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme. Bu gidiş gelişte geçen süre.

Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

Misafir : Konuk. Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke.

 

İş hanı : Birden çok iş yerinin bulunduğu çok katlı bina.

Geçirme : Geçirmek işi.

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

Konuk : Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Yolcu : Yolculuğa çıkmış kimse. İşten çıkarılması beklenen kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Doğması beklenen çocuk.

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

Varıl : Ağaç su kabı.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Günlü : Tarihli. Belli bir zamanla sınırlı.

Bucak : Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

Hanı : Hani.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Konaç dönüşümü anlamı nedir?

İngilizce'de Konaç dönüşümü ne demek ? : transformation of coordinates