Kongol nedir, Kongol ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Devedikeni.

[Bakınız: kangal].

Tarlada yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen ot.

Kongol anlamı, kısaca tanımı

Kongolu : Kongo Cumhuriyeti halkından olan kimse. Demokratik Kongo Cumhuriyeti halkından olan kimse

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Devedi : Deyiverdi, söyleyiverdi: Senin bütün kabahatini babana dêvedim.

Kangal : Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılmış olan bağ. Sivas iline bağlı ilçelerden biri. Deve dikeni. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

 

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Kang : Avanak, boş kafa.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Deve : Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

Yem : Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.

Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Kongofilik anlamı nedir?

İngilizce'de Kongofilik ne demek ? : congophylic