Kornea nedir, Kornea ne demek

Kornea; bir anatomi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: saydam tabaka]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Saydam tabaka.

Gözün en dışta bulunan sert tabakasının yaklaşık 1/6'sını oluşturan saydam yapıdaki ön bölgesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Göz yuvarlağının dış tabakasındaki tunika fibroza bulbisinin öne doğru tümseklik yapan, keratinleşmeyen çok katlı yassı epitelden oluşan saydam sert ön kısmı. Epiteliyum anterius adı verilen epitel altında dıştan içe doğru lamina limitans anteriyor, substansiya propriya, lamina limitans posteriyör ve epiteliyum posterius bulunur.

Saydam boynuz deri.

Zooloji alanındaki anlamı:

[Bakınız: saydam kat]

İngilizce'de Kornea ne demek? Kornea ingilizcesi nedir?:

cornea

Kornea hakkında bilgiler

Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, ışığı odaklamak ve gözü dış etkenlerden korumak için özelleşmiş saydam ve eğimli doku.

Korneanın ön yüzeyi gözün temel kırıcı bileşenidir (diğer kırıcı bileşen ise lenstir). Kornea ve lens, dış ortamdan gelen ışığın etkin bir şekilde retinaya odaklanmasını sağlar. Korneanın kırıcılık gücü değişken değildir, buna karşın lensin kırıcılık gücü değişkendir. Hayvanlarda kornea, lens ve/veya iris içeren gözlerde bulunur. İnsanlarda ise gözün dış yüzeyinin 1/6'sını oluşturan oval bir yapıdır. Dışarıdan ölçüldüğünde yatay çapı yaklaşık 12,6 mm, dikey çapı ise yaklaşık 11,7 mm'dir. Orta kısımdaki kalınlığı 0,5 mm, kenar kısımlarında ise 1,2 mm'dir.

 

Kornea, ışığın net bir şekilde kırınımı için saydam olmak zorundadır. Bu nedenle yapısında kan damarları içermez. Korneanın oksijenlenmesini ve beslenmesini dışta göz yaşı salgısı iç kısımda ise göz içi görme sıvısı sağlar.

Kornea, yapısında birçok sinir lifi içerdiğinden dış etkenlere karşı çok hassastır. Sinir lifleri, göz kırpma refleksi ve destekleyici özellikleri ile korneanın sağlığını korur ve devamını sağlar. Kornea, embriyolojik olarak saç, tırnak ve deri gibi ektoderm kökenli olduğundan sürekli olarak yenilenir.

Kornea kısaca anlamı, tanımı:

Saydam : Açık seçik, belirgin. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.

Tabaka : Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Katman. Derece.

Odaklamak : İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini düzenlemek, fokuslamak.

Etken : Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı. Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir.

 

Korumak : Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Karşılamak, denk gelmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek.

Eğimli : Eğimi olan. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Saydam tabaka : Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar, kornea.

Kornea apsesi : Kornea parenkimi arasına sınırlı olarak biriken irin koleksiyonu.

Kornea dermoidi : Kornea koristomu.

Kornea koristomu : Kornea epitelinin, tek veya çift taraflı olarak odaklar hâlinde deri benzeri farklılaşma göstermesiyle belirgin yapılış bozukluğu, kornea dermoidi.

Kornea lekeleri : Kornea yüzlek veya derin katmanlarında yangısel infiltrasyon ve sikatrizasyonların organizasyonlarına ilişkin biçimlenen sınırlı renk değişiklikleriyle belirgin lekeler.

Kornea lipidozisi : Korneada kolesterin kristalleri ve lipit vakuollerinin birikimi. Köpeklerde hiperkolesterolemi ve korneanın kronik yangılarında görülür.

Kornea makası : Korneayı kesmeye yarayan makas.

Kornea nakli : Görüşün kornea lezyonlarından dolayı kaybolduğu olgularda vericiden alınan korneanın (hemen ölmüş veya ötanazi yapılacak hayvanlardan) alıcı hayvanın korneasına nakledilmesi, kornea transplantasyonu.

Kornea ödemi : Kornea stromasında sıvı birikmesi, mavi göz. Gözyaşı sıvısının stromaya girmesi veya kornea endotelinden elektrolit atılmasının yetersizliğinden kaynaklanır. Köpeklerde infeksiyoz kanin hepatitis ve kanin adenovirüs 1 ve 2’ nin oluşturduğu uveitis ve korneal bulanıklık.

Kornea pigmentasyonu : Kronik kornea irritasyonlarında, melaninin kornea epitelinin bazal tabakasında ve yüzeysel stromasında toplanması. Köpeklerde ve daha az oranda atlarda görülür.

Kornea refleksi : Kornea üzerine parmakla dokunulduğunda göz kapakları kapanması. En son kaybolan reflekstir. Anestezi derinliğini kontrol etmek amacıyla da kullanılır.

Diğer dillerde Kornea anlamı nedir?

İngilizce'de Kornea ne demek? : [Kornea (die) ] n. cornea, transparent external coating of the eye

n. cornea

Fransızca'da Kornea : cornée [la]