Koroit nedir, Koroit ne demek

Koroit; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Gözün damar tabakasının kan damarları, melânositler, bağ dokusu hücreleri ve tellerince zengin gevşek bağ dokusundan oluşan kısmı.

Teknik terim anlamı:

Retinanın beslenmesini sağlayan damarsal tabaka.

Koroit tanımı, anlamı

Koro : Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk

Gevşek bağ doku : Kas dokularında kas telleriyle diğer dokuların aralarını dolduran ve organizmada en çok bulunan müköz bağ dokusundan farklılaşan bir bağ dokusu türü.

Damar tabakası : Bulbus okuli adı verilen göz yuvarının kan damarlarından zengin orta tabakası. Korioidea, korpus siliyare ve iris olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Damar tabaka : Göz küresinin içinde ince kan damarlarından oluşan katman.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

 

Melanosit : Epidermiste melanin oluşturan hücreler. Deride bağ doku içerisinde melanin adı verilen pigment maddesini oluşturan ve ince yapısında salgı granülleri, Golgi aygıtı, granüllü endoplazma retikulumu ve mitokondriya bulunan hücreler, melanozom. Stratum bazale katmanı içerisinde de yer alan bu hücrelerin sitoplazmik uzantıları dikensi katmana kadar uzanır.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Retina : Ağ tabaka.

Gevşek : Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Melan : Yunus balığı.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Dokus : Dokuz.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Telle : Kasap çengeli.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Diğer dillerde Koroit anlamı nedir?

İngilizce'de Koroit ne demek ? : choroid