Korutmak nedir, Korutmak ne demek

  • Koruma işini yaptırmak

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yetmek, yeterli olmak, elvermek, işe yaramak.

Olgunlaşması için saklamak (meyve için): Babam armutları korutuyor.

Teknik terim anlamı:

Korumak, muhafaza etmek.

Korutmak anlamı, kısaca tanımı

Korut : Bir, iki yaş arasında erkek keçi yavrusu, oğlak. Allı aylık keçi yavrusu

Korutma : Korutmak işi.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Meyve içi : Meyvelerde, tohumların bulunduğu iç bölüm.

Yaptırmak : Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek. Satın almak.

Muhafaza : Koruma, saklama, korunum.

Saklamak : Elinde bulundurmak, tutmak. Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek. Korumak, esirgemek. Birine vermek için ayırmak. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. Gizli tutmak, duyurmamak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak.

Yaptırma : Yaptırmak işi.

Elvermek : Yetmek, yetecek kadar olmak. Uygun gelmek.

Yaramak : Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak. Sağlık bakımından elverişli olmak. Bir iş için uygun olmak, kullanılır olmak. İşine gelmek.

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

 

Saklama : Saklamak işi.

Elverme : Elvermek durumu.

Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.

Yetmek : Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak. Olgunlaşmak. Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek. Bir yaşa erişmek, ulaşmak. Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak. Yeterli sebep olmak.

Yarama : Yaramak işi.

Yetme : Yetmek işi.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Diğer dillerde Korunumlu dizge anlamı nedir?

İngilizce'de Korunumlu dizge ne demek ? : conservative system