Kruvazör nedir, Kruvazör ne demek
Kruvazör; bir askerlik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Deniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla topla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi

"Kruvazör" ile ilgili cümle örnekleri
- "Zırhlıları ile kruvazörleri ile İngiliz donanması orada idi." - F. R. Atay
Kruvazör hakkında bilgiler
Kruvazör (Flemenkçe Kruiser, "çarpışan") büyük savaş gemilerinin sınıfıdır. Geçmişte bağımsız operasyonlar için en küçük gemi olarak düşünülmüştü. Muhripler botlar gibi dışardan destek ihtiyacı görmekteydi, fakat modern zamanda bu fark ortadan kalkmıştır. Modern savaşta kruvazör tamamen ortadan kalkmış, yerlerini muhriplere terketmiştir. Ancak, askeri işlev nedeni ile kruvazör adı hala kullanılmaktadır. Deutschland sınıfı kruvazörler Versay Antlaşması sınırlamalarına uyum içinde Alman Reichsmarine tarafından yapılmış olan ağır zırhlara sahip kruvazör formuyla üç Panzerschiff'in serisidir. Sınıfın ismi ilk tamamlanan gemi ’’Deutschland’’ın ardından belirlenmiştir. Seriye mensup üç gemi 1931 ile 1934 yılları arasında yapılmıştır ve II. Dünya Savaşı sırasında Kriegsmarine’e hizmet etmiştir.
İngiltere , zırhlı ve kruvazörden küçük olmalarına karşın ağır ateş gücüne sahip olmalarından dolayı ve deplasmanlarının ağır kruvazöre yakın olmasına karşın diğer devletlerin ağır kruvazörlerinden daha fazla topla donatılmış olmalarından dolayı gemilerini cep zırhlısı olarak adlandırmaya başladı. ‘’Deutschland’’ sınıfı gemiler de bu daire içinde ‘’cep zırhlısı’’ olarak anıldı. Aslında gemiler Amerikan ’’Pensylvania sınıfı zırhlılardan iki feet daha uzundu.
Deutschland sınıfı gemiler başlangıçta Panzerschiff olarak sınıflandırıldıysa da Şubat 1940'da Kriegsmarine, gemileri ağır kruvazör olarak tekrar sınıflandırıldı.
Kruvazör tanımı, anlamı:
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Deniz : Geniş alan. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
Gözetmek : Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak. Kayırmak. Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kollamak, beklemek. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak.
Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Gökyüzü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Esinti. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çekicilik. Müzik parçalarında tür. Çevreyi kuşatan boşluk.
Filo : Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Bit.
Kılavuz : Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz kaptan. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse. Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Kılavuz gemisi. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne.
Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
Büyük : Önemli. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.
Diğer dillerde Kruvazör anlamı nedir?
İngilizce'de Kruvazör ne demek? : n. cruiser
Fransızca'da Kruvazör : croiseur [le]
Almanca'da Kruvazör : n. Kreuzer
Rusça'da Kruvazör : n. крейсер (M)

Bu kısımda Kruvazör nedir? Kruvazör ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kruvazör tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kruvazör hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.