Kurşun kalafatlı ek nedir, Kurşun kalafatlı ek ne demek

Kurşun kalafatlı ek; Tesisat alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Kır dökümden pissu borularının, erimiş kurşun ile birleştirilmesi.

Kurşun kalafatlı ek tanımı, anlamı

Kalafa : Büyük alan. Büyük ev. Yıkık dökük, yıkıntı

Kalafatlı : Kalafatı olan. İri yarı, gösterişli (insan için). İriyarı, gösterişli. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kurş : Çürük; ezilmiş. Taş yığını; toprağa gömülü büyük taş.

Ek : Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

Kala : Kaldığında.

Kalafat : Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

 

Kurşun : Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi.

Birleştirilme : Birleştirilmek işi.

Borular : Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Erimiş : Erime sıcaklığı üzerinde ısıtılıp, sıvı durumuna gelmiş olan.

Döküm : Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.

Pissu : Hela, banyo, mutfak ve benzerleri yerlerden gelen kullanılmış suların karışımı, lağım suyu.

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Erim : Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Kır : Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır. Bu renkte olan.

Diğer dillerde Kurşun kalafatlı ek anlamı nedir?

İngilizce'de Kurşun kalafatlı ek ne demek ? : calk joint