Kutucuklu görüntü aygıtı nedir, Kutucuklu görüntü aygıtı ne demek

Kutucuklu görüntü aygıtı; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Mıknatıslı görüntü aygıtının kutucukla çalışan, kutucuklu televizyonda kullanılan ufak boy çeşidi.

Kutucuklu görüntü aygıtı anlamı, tanımı

Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya

Görün : Mezar, mezarlık.

Kutucuk : Alıcı ya da göstericiye doğrudan doğruya takılmak üzere önceden hazırlanmış belli uzunluktaki filmi taşıyan, üzerindeki çeşitli girinti çıkıntılarla özdevinimli alıcıların ışıklama düzenini kendi kendine ayarlayabilen ufak, ışık geçirmez kutu, film kutucuğu. İçinde, mıknatıslı ses kuşağının sağa ya da sola sarılmasını sağlayan alıcı ve verici eksen ya da makarası olan, ufak boy ses aygıtlarına kolayca takılıp çıkarılan, ses saptanmış olarak piyasaya hazır sürülenleri de bulunan ufak kutu; ses kutucuğu. Kutucuklu televizyonda, kutucuklu görüntü aygıtında kullanılan, içinde mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ufak kutu; televizyon kutucuğu.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

 

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Kutu : İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.

Kutucu : Kutu yapan veya satan kimse.

Mıknatıslı görüntü aygıtı : Televizyon imi biçimindeki görüntüleri ve bunlarla ilgili sesleri mıknatıslı görüntü kuşağı üzerine saptayan aygıt. (Bu aygıt, yapısı ve dayandığı ilkeler yönünden bir ses aygıtını andırır. Bu aygıt, televizyon yayın merkezlerinde ya da dışarıda izlencelerin saptanıp hemen ya da ileride yayımlanmasında kullanıldığı gibi, evlerde de istenilen izlenceyi saptayıp izlemekte bir ses aygıtı kolaylığıyla kullanılabilmektedir. Mıknatıslı görüntü aygıtındaki kuşak, görüntü saptanır saptanmaz, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın izlenebilir. Bu kuşaklardaki görüntüler ve sesler silinebilir; silinen kuşak yeniden kullanılabilir; eşlemleri çıkarılabilir; bu kuşaklardan filmlere, filmlerden bu kuşaklara aktarma yapılabilir). Aynı aygıtın hem saptamayı hem de okumayı gerçekleştiren çeşidi.

 

Kutucuklu televizyon : İçinde, önceden doldurulmuş mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ya da istenilen televizyon izlencesini saptamak üzere boş mıknatıslı görüntü kuşağı taşıyan televizyon kutucuğunu kullanan televizyon kolu.

Mıknatıslı görüntü : Mıknatıslı görüntü kuşağının yayına verilmesi komutu.

Mıknatıslı : Mıknatısı olan. Mıknatıslanmış olan.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çalış : Çalma işi.

Diğer dillerde Kutucuklu görüntü aygıtı anlamı nedir?

İngilizce'de Kutucuklu görüntü aygıtı ne demek ? : video-cassette-recorder, vcr, cassette video tape recorder