Kuyruklu sarraf nedir, Kuyruklu sarraf ne demek

Kuyruklu sarraf; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Kefilliğini devletin onadığını belirtmek üzere eline kuyruklu imza taşıyan berat verilmiş sarraf.

Kuyruklu sarraf kısaca anlamı, tanımı

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti

Kuyruklu : Kuyruğu olan. Akrep.

Sarraf : Kuyumcu. Mesleği, değerli kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kimse.

Kuyruklu imza : Maliyeden çıkan ferman ve hükümlerin arkalarına ve sadrazamlığın dışındaki yazılan tezkerelerin altına konan ucu uzatılmış defterdar imzası.

Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.

Belirtme : Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

 

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Kefil : Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse.

Berat : Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

İmza : Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret. Herhangi bir alanda ün yapmış kimse. İmzalama işi.

Beli : Evet.

Kefi : Köpük.

Diğer dillerde Kuyruklu kelebekler anlamı nedir?

İngilizce'de Kuyruklu kelebekler ne demek ? : swallowtail butterflies