Könez nedir, Könez ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Anası tazı, babası köpek olan yavru.
Küçük, yaramaz köpek.
İhtiyar, yaşlı.
Büyümemiş, kısa boylu.
Sürtülmüş, yıpranmış, kısalmış.
Fena (aşık için): Bu aşık ne kadar könez.
Könez anlamı, kısaca tanımı
Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.
İhtiyar : Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.
Yarama : Yaramak işi.
Büyüme : Büyümek işi.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.
Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış. -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Aşık : Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. Ahbap, arkadaş anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. [Bakınız: halk ozanı]. Tutkun, vurgun, sevdalı.
İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Boyl : Bu defa.
Tazı : Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus).
Fena : İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Diğer dillerde Kömürlü sestoplar anlamı nedir?
İngilizce'de Kömürlü sestoplar ne demek ? : carbon microphone


Bu kısımda Könez nedir? Könez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Könez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Könez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.