Kümsüklemek nedir, Kümsüklemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Avcunu yumup, orta parmağını çıkartıp yumruk yaparak vurmak, muştalamak.
Kümsüklemek tanımı, anlamı
Kümsük : Yumruk, muşta. Çıralı odun, çıra yarması: Evin içi ısınsın, kümsükleri ocağa at. Yanık kokulu yemek
Muştalamak : Muşta ile vurmak.
Muştalama : Muştalamak işi.
Çıkartı : Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi.
Yumruk : Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim. Elin bu biçimiyle yapılmış olan vuruş. Baskı.
Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.
Avcun : Değirmenciye, öğütme bedeli paradan başka verilen bir miktar un.
Vurma : Vurmak işi.
Muşta : Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Avcu : İyi av avlıyan hayvan. [Bakınız: avcıl]. Avcı.
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
Diğer dillerde Kümeyle iyileştirme anlamı nedir?
İngilizce'de Kümeyle iyileştirme ne demek ? : group therapy

Bu kısımda Kümsüklemek nedir? Kümsüklemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kümsüklemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kümsüklemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.