Laps türkçesi Laps nedir

  • Şapır şupur içmek.
  • Üst üste gelmek.
  • Tur yapmak.
  • Yalayarak içmek.
  • Örtmek.
  • Üstüne koymak.
  • Oburca yemek.
  • Şapırdatmak.
  • Dolamak.
  • Sarmak.
  • Turlar.
  • Yalayıp yutmak.

Laps ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary watched John swim laps.
Turkish: Ali ve Mary John'un yüzme turu attığını izledi.

English: How many laps do you swim every day?
Turkish: Günde kaç tur yüzersin?

English: Ali doesn't really enjoy swimming laps.
Turkish: Ali yüzme turlarından gerçekten hoşlanmaz.

English: How many laps do you usually swim?
Turkish: Genellikle kaç tur yüzersin?

English: Ali swims laps every morning before going to work.
Turkish: Ali her sabah işe gitmeden önce turlar yüzer.

Laps ingilizcede ne demek, Laps nerede nasıl kullanılır?

Time laps photography : Zaman aralıklı çekim düzeni. Canlı olarak incelenen örneklerde, olayı izlemek için düzenli aralıklarla fotoğraf çekilmesi.

Lapsable : Sonlandırma veya vadesi dolma ihtimali olan (hukuk terimi). Hata yapmaya eğilimli olan (eski kullanım).

Lapse : Zeval bulmak. Sapmak. Zaman geçmek. Kullanılmaz durumda olmak. Akıp gitmek. Kusur etmek. Düşmek. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Hata yapmak. Geçmek.

Lapse from duty : Görevden kaçma.

Lapse into : -içine geriye doğru kaymak. - içine çökmek. -e dalmak.

 

Lapse of taste : Zevksizlik.

Lapse of the pen : Yazma yanlışı.

Lapse of justice : Adli hata.

Lapsed : Bitmiş. Artık faal olmayan. Hata yapmış. Sapmış. Kaymış. Süresi bitmiş. Vadesi dolmuş. Zaman aşımına uğramış. Son verilmiş.

Lapse of pen : Yazım hatası.

İngilizce Laps Türkçe anlamı, Laps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clicking : Tıkırtı. Mandallamak. Anlamak. Kanı kaynamak. Şaklatmak. Hoşlanmak. Uyuşmak. Tıkırdamak. Jetonu düşmek (argo terim).

Blanket : Susturmak. Sınırsız. Sarıp sarmalamak. Üretken bölge. Bütün olasılıkları içeren. Örtbas etmek. Battaniye ile örtmek. Engel olmak.

Smack : El ile vurmak. Tokatlamak. Tümüyle. Şapır şupur öpmek. Şapır şapır içmek. Şaplak atmak. Tam olarak. Şaplatmak. Şap diye. Tokat atmak.

Begirt : Çevrelemek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek.

Bundling : Gruplama. Bohçalamak. Çıkınlama. Kundaklamak. Paketleme. Acele ettirmek. Çıkındaki destek. Sepetlemek. Bohçalama.

Conspires : Fesat çıkarmak. Birlik olmak. Anlaşmak. Fesat kurmak. Gizlice anlaşmak. Kurmak. Plan yapmak. Komplo kurmak. Birlikte planlamak.

Encircles : Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Etrafını kuşatmak. Çevirmek. Etrafını sarmak. Kucaklamak. Çevresini sarmak. Çevrelemek.

Cap : Kep. Kapçık. Geçme taba. Kep takmak (simge). Daha iyisini yapmak. Kapak. Ökoryatik mrna’nın 5' ucunda bulunan metillenmiş yapı, 7-metilguanozin. Geçmek. Kapamak.

Bind : Raptetmek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Sargılamak. Yapıştırmak. Takyit etmek. Yan çapraz. Zorunlu bırakmak. Yapışmak. Donmak (beton). Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz.

 

Laps synonyms : lao people's democratic republic, indochinese peninsula, laotian capital, capital of laos, asean, mekong river, make a tour, enwrap, click, coiled, cincture, plashes, concur, belt, encircle, bespreads, conspire, blankets, mekong, gobble up, carpet, punished, beset, put upon, bury, tours, vientiane, appeal, coils, plash, gormandizes, begird, laotian.

Laps zıt anlamlı kelimeler, Laps kelime anlamı

Begin : Girişmek. Adım atmak. Başlamak. Meydana gelmek. Çığır açmak. Atılmak. Doğmak. Koyulmak. Önayak olmak. Vücut bulmak.