Lease lend türkçesi Lease lend nedir

Lease lend ile ilgili cümleler

English: Please lend me that book.
Turkish: Lütfen o kitabı bana ödünç ver.

English: Hurry. Please lend me a hand.
Turkish: Acele et. Lütfen bana yardım et.

English: Please lend me this pen.
Turkish: Lütfen bu kalemi bana ödünç ver.

English: Could you please lend me thirty dollars?
Turkish: Bana otuz dolar borç verir misin?

English: Please lend me this book for a few days.
Turkish: Lütfen bu kitabı birkaç günlüğüne bana ödünç verir misin?

Lease lend ingilizcede ne demek, Lease lend nerede nasıl kullanılır?

Lease : Tutmanlık sözleşmesi. Tutmanlık. Kira kontratı. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt. Kiralama geliri. Bir çeşit kira bağıtına dayanan ve kiracıyı kendisine bırakılan nesnelerin verim ve gelirini toplamak ve kiralananı gereği gibi işleterek gelir yeteneği ve gücünü azaltmamakla yükümlü kılan gelir. Kiralama. Kiralamak.

 

Lend : Vermek. Borç vermek. Ödünç vermek. Katmak. Faizle borç para verme. Eklemek. Katkıda bulunmak. Faizle borç vermek. İğreti vermek.

Lease agreement : Kira sözleşmesi.

Lease back : Geri kiralama.

Lease expires : Kira bitişi.

Lease for construction : Yapı yaptıracak olan bir kimse ile yapının yapılmasını üstlenen üstenci arasında yapılan ve yapının taşıyacağı özelliklerle yapım süresini, ödenecek parayı ve öteki ayrıntıları gösteren sözleşme. Yapım sözleşmesi.

İngilizce Lease lend Türkçe anlamı, Lease lend eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lease lend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Letting : Bırakma. Kiraya verme. İzin verme. Bozma. Bir şeyin girmesine veya geçmesine izin verme.

Renting : Kiraya verme. Kiralamak. Kiraya vermek. Kira. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Tutmanlık. Dağıtım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kiraya verilmek. Kira getirmek.

Leasings : Satış yerine uzun süreli kiralama yolu. Leasing. Kira. Finansal kiralama. İcare. Mali kiralama.

Rental : Kira ile ilgili. Kiralama tutarı. Kira bedeli. Kiralık eşya. Kiralık araç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kira. Kiralık evlerin listesi. Bir filmin kiralanması için ödenen para.

Hire out : Kiraya verme. Kiraya vermek. Kiralamak.

Lease : İcar. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Uzun vadeli finansal kiralama. Kiralamak. Kira. Tutmanlık sözleşmesi. Kontratla kiralamak. Kiralama geliri. Kira kontratı.

 

Hirings : Kira. İşe alım. İşe alınma.

Charter : Tutmak. İmtiyaz vermek. Kiralamak. Taşıt kiralamak. Patent vermek. Berat vermek. Kiralamak (uçak veya gemi vb'ni). (ayrıcalık) tanımak. Tanımak (ayrıcalık). Tutma.

Hiring : İşe alınma. İşe alım. Kira.

Leasing : Bir taşınır veya taşınmazın kullanım hakkının kiralayan tarafından belli bir süre içinde ve belli bir kira karşılığında bir kiracıya verilmesi, anlaşmaya göre kiralananın ya olduğu gibi geri alınması ya da mülkiyetin kiracıda bırakılabilmesi işlemi. krş. kapalı uçlu kiralama, açık uçlu kiralama. Satış yerine uzun süreli kiralama yolu. Mali kiralama. Kira. Finansal kiralama. İcare. Leasing. Kiralamak.

Lease lend synonyms : lettings, let out, booking.