Let into türkçesi Let into nedir

  • İçeri almak.
  • İçeri bırakmak.
  • Sokulmak.
  • İçeri girmesine izin vermek.

Let into ingilizcede ne demek, Let into nerede nasıl kullanılır?

Let : Meydan vermek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Yenilen. Kiraya vermek. Dirmek. Dürmek. Bırakmak. Koyuvermek.

Into : Ye. Biçimine. Şekline. E. Haline. -e. İçeriye. İçine. -in içine. -a.

Let alone : Bırak. Şöyle dursun. Kendi haline bırakmak.

Let be : Öyle kalsın. Dokunma. Kendi haline bırakmak. Rahat bırakmak. Karışmamak. Bozma.

Let blood : Kan akıtmak. Kanın dışarı çıkmasına izin vermek. Kanı boşaltmak.

Let bygones be bygones : Geçmişte kalsın. Unutalım gitsin. Geçmiş geçmişte kalsın. Bırak geçmiş geçmişte kalsın. Geçmişe mazi derler. Eski defterleri kapamak. Bırak geçmişte kalsın. Geçmişe mazi yenmişe kuzu derler. Eski defterleri kapatmak. Olan oldu.

Let daylight into something : Açıklığa kavuşturmak. Aydınlatmak.

İngilizce Let into Türkçe anlamı, Let into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Let into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take in : Kandırmak. Cebe atmak. Eve iş götürmek. Sızdırmak. Kabul etmek. Almak. Abone olmak. Geçirmek. Kavramak.

 

Edge in : İçine sokmak. Yanaşmak.

Admit : Teslim etmek. İçeriye almak. İçeriye bırakmak. Meydan vermek. İtiraf etmek. Girmesine izin vermek. İzin vermek. Almak. Kabul etmek.

Show in : Sunmak. Yolu göstermek. Getirmek. Vermek. Gösterme şekli.

Crept : Emeklemek. Sürünmek. Sızmak. Ürpermek. Sürünerek ilerlemek. Sarılarak büyümek. Sürünen.

Edge up : Yanaşmak.

Cuddle up to : Sokulup yaslanmak. Sokulup sarılmak.

Let in : Almak. Sırdaş etmek. Eklemek. Sırrını açmak. İçeri sokmak. Bırakmak. Kapıyı açıp içeriye almak.

Take into : Getirmek. Sokmak.

Set back : İlerlemesini engellemek. Ötelemek. Çok katlı bir yapının her katında yer alan birimlerin, düzdizim çizgisi üzerinde olmasını gerektirmeyen, kimilerinin, ötekilerin bolca ışık ve hava almasına olanak sağlamak üzere daha geride yapılabilmelerine olanak veren kentbilim kuralı. Geride bırakmak. Mal olmak. Geri bırakmak. Geri almak. Geciktirmek. İlerlemesine engel veya mani olmak.

Let into synonyms : edge, encroaches, admits, draw near, come closer, edges, come up, encroached, cuddle up, pass into, taking in, creep, cuddled up, pass in, come close, encroach.