Lightest türkçesi Lightest nedir
Lightest ile ilgili cümleler
English: He's offended at the slightest thing, he takes exception to nearly everything we say to him.
Turkish: O en ufak bir şeye darılıyor, ona söylediğimiz yaklaşık her şeye itiraz ediyor.
English: I get depressed by the slightest things.
Turkish: En küçük şeylerden depresyona girerim.
English: I don't have the slightest idea.
Turkish: En küçük bir fikrim yok.
English: I don't mind in the slightest who he is.
Turkish: Onun kim olduğu hiç umurumda değil.
English: I don't have the slightest idea what to do.
Turkish: Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok.
Lightest ingilizcede ne demek, Lightest nerede nasıl kullanılır?
Have not the slightest idea : Hiçbir şekilde bilmemek. En ufak bir fikri olmamak. İpucu olmamak.
I have not the slightest doubt : Sorum yok. En ufak bir şüphem yok. Tamamıyla eminim.
Not in the slightest : Kesinlikle. Zerre kadar veya hiç. Hiç.
On the slightest touch : En küçük dokunuşta.
Slightest : En ufak. En küçük. En az. En kıt.
Lighteners : Hafifleten veya daha hafif yapan kimse veya şey. Işıklandıran kimse veya şey.
The slightest : Bir nebze.
Lighted : Aydınlatılmış. Aydınlık. Yakılmış. Yanan. Işıklandırılmış. Tutuşturulmuş. Yanık.
Lightening : Aydınlatma. Yıldırım. Hafifletme. Hafifletici. Azaltma. Saydamlama. Işıklama.
Lighter than air : Havada kalabilme niteliği. Havadan hafif.
İngilizce Lightest Türkçe anlamı, Lightest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lightest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bap : Kadın göğsü. Küçük topak ekmek. (britanya ingilizcesi) çörek. Geniş. Rulo şeklindeki bir britanya ekmeği.
Blanker : Açık yer. Anlamsız. Tam. Sövmek. Boşluk. Yazısız kağıt. Feshetmek. İfadesiz. Yazısız. Boş.
Ludic : Oynama ile ilgili. Civelek. Oynak.
Insensible : Hissedilmez. Habersiz. Bilinçsiz. Farkında olmayan. İnsafsızca. Belli belirsiz. Hissedilemeyecek kadar ufak. İlgisiz. Hissiz. Hissizlik.
Effeminate : Feminin. Kadın kılıklı. Kadınsı. Efeminat. Kırık. Kadınca. Kadın gibi. Karı kılıklı. Efemine.
Bares : Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Çıkarmak. Açmak. Çıplak. Açılmak. Açığa vurmak.
Distant : Irak. Irak (yer). Uzaktan. Uzakta. Soğuk. İlgisiz. Mesafeli. Samimiyetsiz. Uzak.
Breezier : Neşeli. Canlı. Hareketli. Meltemli. Rüzgarlı. Havalı. Şen. Esintili. Teklifsiz.
Cushy : Rahat (meslek vb). Kolay. Rahat. Hoş.
Airiest : Canlı. Kendine bir hava veren. Havalı. Boş. Hava gibi hafif. Hayali. Havai. Çevik. Neşeli.
Lightest synonyms : aflare, insouciant, emotionless, light, illuminated, barest, enkindled, frivolous, coquette, ignited, airier, kittenish, without a care in the world, afire, cushier, devil may care, conscience proof, avowed, blankest, thoughtless, harum scarum, benignant, aflame, aperture, corkier, bland, slaphappy, apparent, bawdy, blithe, dilutes, ductile, airy.
Lightest zıt anlamlı kelimeler, Lightest kelime anlamı
Dark : Karanlık. İzbe. Esmer. Gölge. Bilgisizlik. Akşam. Çepel. Gizli. Siyaha yakın. Koyu.
Unlighted : Aydınlatılmamış. Işıksız. Işıklandırılmamış.

Bu kısımda Lightest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lightest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lightest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lightest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.