Likidite tuzağı nedir, Likidite tuzağı ne demek

Likidite tuzağı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

İktisadi karar birimlerince faiz oranlarının düşebileceği en düşük düzeye indiğinin düşünüldüğü ve para sunumunu artırarak faiz oranlarını daha fazla düşürmenin mümkün olmadığı, diğer bir deyişle spekülasyon güdüsüyle para isteminin sonsuz olduğu durum.

Likidite tuzağı anlamı, kısaca tanımı

Likidite : Akışkanlık

Spekülasyon güdüsüyle para istemi : İktisadi karar birimlerinin piyasa faiz oranlarındaki değişimlere bağlı olarak tahvil fiyatlarında ortaya çıkabilecek değişmelerden kaynaklanan olası sermaye kazançlarından yararlanabilmek veya sermaye kayıplarından kaçınabilmek amacıyla ellerinde bulundurmak istedikleri para miktarı. Spekülasyon güdüsüyle para istemi, faizin ters yönlü bir fonksiyonudur.

İktisadi kar : Firmanın toplam geliri ile gizli maliyetlerini de içeren toplam maliyeti arasındaki pozitif fark. karşılığı muhasebe kârı.

Spekülasyon : Vurgunculuk. Kurgu. Saptırma.

Para sunumu : Bir ekonomide dolaşımda bulunan her türlü paranın toplamı, diğer bir deyişle ekonominin sahip olduğu ödeme araçları stokunun tamamı.

Para istemi : Bir ekonomide iktisadi karar birimlerinin, belli bir dönemde işlem, değer saklama, spekülasyon gibi güdülerle ellerinde bulundurmak istedikleri para miktarı.

 

İktisadi : Ekonomik.

Düşürme : Düşürmek işi.

İktisad : Tutum.

Oranla : Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

Mümkün : Olabilir. Muhtemel, olası.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Sonsuz : Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Çok. Sonu ve sınırı olmayan şey. Birçok. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik).

İstemi : Büyük bakır güğüm. Testi.

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

Sunum : Sunma işi. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması. Lokma, parça.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Diğer dillerde Likidite tuzağı anlamı nedir?

İngilizce'de Likidite tuzağı ne demek ? : liquidity trap