Linages türkçesi Linages nedir

  • Sıraya dizme.
  • Sıra.
  • Hiza.
  • Satır sayısı.
  • Layna alma.
  • Gönyesine alma.
  • Sayfadaki basılı veya yazılı satırların sayısı.

Linages ingilizcede ne demek, Linages nerede nasıl kullanılır?

Linage : Sıraya dizme. Layna alma. Sayfadaki basılı veya yazılı satırların sayısı. Sıra. Gönyesine alma. Satır başına vergin. Satır sayısı. Hiza.

Linalool : Linalol.

Linarite : Linarit.

Agamaglobulinaemia : Agamaglobulinemi. Gamaglobulin düzeyinin düşmesi.

Angelina : Kadın ismi. Bir kadın adı.

Artificial pollination : Yapay tozlaşma.

Calina : Kalina.

Angle of inclination : Eğim açısı.

Anticlinal axis : Belli bir katman ile bir kemer eksen düzleminin kesiştiği çizgi. Antiklinal ekseni. Kemer ekseni.

Angelina jolie : Birleşik devletler'de ödüllü aktris. Jon voight'in kızı. Angelina jolie voight (1975 doğumlu).

İngilizce Linages Türkçe anlamı, Linages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Linages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forming up : Düzenleme. Ayarlama. Düzen. Uyuşma.

Cuing : Son söz. İşaret. Bilardo sopası. Sufle etmek. Sıraya girmek. İpucu. Başlama işareti. Belirti. İşaret vermek.

Marshaling : Sıralama. Uçağın park pozisyonuna yanaştırılması. Hizaya sokma. Sıraya koyma. Tanzim etmek. Ayırma. Dizmek. Varışta ve kalkışta yer göstericilik. Manevra.

 

Benches : Bank. Hakim kürsüsü. Tezgah. Yargıçlık. Baro. Kürsü.

Lines per frame : Bir televizyon resmini oluşturan satırların sayısı. (resim başına düşen bu satır sayısı, televizyonda yayın ölçünlerinin en önemlisi sayılır ve resim seçikliğini belirler). Resim başına satır. Resim başına satır sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sorting : Tavuklama. Parçaların boylarına, biçimlerine ve yoğunluklarına göre sıralanarak çökeltiımesi. Derecelenme. Ayırma (maden). Türlere göre ayırma. Sıralama. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ayıklama. Çeşitleme. Tasnif etme.

Persist : Üstelemek. Israr etmek. Sürüp gitmek. Üzerine düşmek. İnat etmek. Vazgeçmemek. Devam etmek kalmak. Sebat etmek. Sürdürmek. Kalmak.

Arrangement : Tertip. Hazırlık. Uzlaşma. Aranjman. Plan. Sözleşme. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Düzenleme. Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Düzen.

Frequency : Titreşen bir nesnenin bir saniyedeki titreşim sayısı; bir konuşmada, bir yazıda veya bir yazarın eserinde bazı kelimelerin öteki kelimelere oranla daha çok ya da daha az kullanılması durumu. Devir sıklığı. devir süresinin tersi. Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/550, yıldız tayfında metal çizgilerinin bolluk oranı 25/180 dir. bir bölgede 120 yıldızın parlaklığı ölçülmüş, 8 ve 9. uncu kadirler arasında 35 yıl sayılmışsa, bu aralık için yıldız bolluğu 35, bolluk oranı 35/120 dir. ay bk. salt bolluk. Tekerrür. Yinelenim. Sık sık olma. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, gitar, uzay, gramer, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sık sık oluş. Bir ses dalgasında bir saniyede salınan dalga boyu sayısına karşılık gelen ve sesin perdesini belirleyen sayısal değer.

 

Levelness : Düzlük. Düz olma niteliği veya durumu. Soğukkanlılık. Yüzey düzgünlüğü. Yataylık.

Linages synonyms : array, alignments, lining up, cue, number of lines, remain, number of rows, alignment, catena, linage, lines, arraying, marshalling, amplitude, file, line number, files, bank, align, alinement, move, bench, stay, dawdle, lines to drop.

Linages zıt anlamlı kelimeler, Linages kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak.

Rush : Hızlı akmak. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Düşünmeden girişmek. Telaş. Aceleye getirmek. Şiddetli esmek. Acele. Koşuşturmak. Telaş etmek. Çabucak halletmek.

Arrive : Ayak basmak. Gelmek. Gelip çatmak. Başarmak. Doğmak. Başarı kazanmak. Üstesinden gelmek. Dayanmak. Varmak. Dönmek.