Live through türkçesi Live through nedir
- Kurtularak hayatta kalmak.
- Paçayı sıyırmak.
- Yaşamak (bir zamanı veya olayı).
- Zorluklara rağmen başarmak.
- Başından geçmek.
- Yaşamak.
- Görüp geçirmek.
- Zor bir durumdan sağ olarak çıkmak.
- Sağ salim çıkmak.
Live through ile ilgili cümleler
English: Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
Turkish: Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.
Live through ingilizcede ne demek, Live through nerede nasıl kullanılır?
Live : Akım açık. Sürmek (yaşam veya ömür). İkamet etmek. Yaşamak. Geçirmek. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Beslenmek. Oturmak. Geçinmek. Hayatın tadını çıkarmak.
Through : Boyunca. Her yanına. Aracılığıyla. Başından sonuna dek. Üzerinden. İçinden. Her yanında. Süresince. Son. Yoluyla.
Live a double life : Çifte hayat yaşamak. İki hayat yaşamak. İkiyüzlü bir hayat yaşamak.
Live a lie : Sahte bir hayat sürmek. Sahte hayat geçirmek. Bir yalanı yaşamak. Hayatını yalan üzerine kurmak.
Live among : Aralarında yaşamak.
Live and learn : Hatlarından öğrenmek. Yaşadıkça öğrenmek. Deneyimle öğrenmek. Yaşayarak öğrenmek.
İngilizce Live through Türkçe anlamı, Live through eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Live through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Experiences : Maruz kalmak. Denemek. Karşılaşmak. Tecrübe etmek. Tatmak. Başına gelmek. Görmek. Uğramak.
Faring : Yola çıkmak. Gitmek (iş). Olmak.
Experiencing : Tecrübe etmek. Görmek. Deneyim etme. Denemek. Karşılaşmak. Deneyim. Uğramak. Maruz kalmak.
Dwells : Durmak. Bekleme. Hayat sürmek. Bir yerde oturmak. Bir yerde yaşamak. Kalmak. Durma. Oturmak. İkamet etmek.
Come through : Kendini belli etmek. Kendinden bekleneni yapmak. Becermek. Gelmek. Sonuca ulaşmak. Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak. Üstesinden gelmek. Başarmak. Atlatmak. (bir haber) gelmek.
Beat the rap : Aklanmak. Beraat etmek. Temize çıkmak. Cezadan aklanmak. Cezadan kurtulmak. Yakayı sıyırmak. Yaptığı yanına kar kalmak. Yırtmak.
Breathe : İfade etmek. Soluk alıp vermek. Esmek. Nefes alıp vermek. Hohlamak. Teneffüs etmek. Solumak. Soluk almak. Nefes almak.
Abideth : Müsamaha göstermek. Kalmak. Oturmak. Sineye çekmek. Sadık kalmak. Beklemek. İtaat etmek. Uymak. Boyun eğmek.
Dwell : Hayat sürmek. Bekleme. Bir yerde oturmak. Bir yerde yaşamak. Kalmak. Durma. Durmak. İkamet etmek. Oturmak.
Existed : Var olmuş. Olmak. Geçinmiş. Var olmak. Mevcut. Yaşamış. Bulunmak.
Live through synonyms : fared, escape, lead through, breathes, happen to, know, dwelt, happen, have a narrow escape, bring off, survive, dwelled, fare, cut the gordian knot, pass through, excurse, experience, ride out, abide, happens, knew, exists, be among the living, exist, seen, passed through.

Bu kısımda Live through kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Live through ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Live through anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Live through ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.