Logs türkçesi Logs nedir

  • Mesafe katetmek.
  • Seyir defterine yazmak.

Logs ile ilgili cümleler

English: His house was built of logs.
Turkish: Onun evi kütüklerden yapılmıştır.

English: Ali put a few more logs on the fire.
Turkish: Ali ateşe birkaç kütük daha koydu.

English: These logs are heavy.
Turkish: Bu günlükler ağır.

English: Mike made a crude table out of logs.
Turkish: Mike kütüklerden basit bir masa yaptı.

English: Mike made a rude table from the logs.
Turkish: Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.

Logs ingilizcede ne demek, Logs nerede nasıl kullanılır?

Analogs : Aynı yapısı ancak diğerinden farklı işlevi olan organ (biyoloji terimi). Türev. Başka bir maddeye benzer olan madde. Başka bir bileşik ile benzer yapısı n ancak farklı bileşimi olan kimyasal bileşik (kimya).

Antilogs : Bir logaritmaya tekabül eden sayı (matematik). Antilogaritma.

Backlogs : Rezerv. Şöminenin arkasına konan küllük. Yarım kalmış işler. İhmal edilmiş işler. Birikim. Geciktirilmiş işler. Hizmet bekleyen. İhtiyat. Geciktirilmiş. Yığılmış iş.

Catalogs : Ardarda olaylar dizisi. Fihrist. Olaylar dizisi. Kataloglar. Kütüphane kitap listesi. Katalog.

Clogs : Sıkıntı vermek. Tıkanmak. Kösteklemek. Doldurmak. Takunyalar. Tıkamak. Dolmak. Pıhtılaşmak. Engellemek.

 

Estrogen analogs : Östrojen anologları. Yapıları bakımından doğal östrojenlerden farklı, kimyasal olarak sentez edilebilen östrojenik etkili maddeler.

Progestational hormone analogs : Doğal progesteronlardan farklı kimyasal yapıda olmasına rağmen progesteron etkinliği gösteren maddeler, progestin analogları. Progesteron hormon anologları.

Footslogs : Ağır bir şekilde ve büyük efor sarfederek yürümek.

Monologs : Monolog.

Flogs : Kırbaçlamak. Kamçılamak. Kanunsuz satmak. Dövmek. Dayak atmak. Çok uğraşmak. Satmak.

İngilizce Logs Türkçe anlamı, Logs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Logs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gain ground : Mesafa almak. İleri gitmek. İlerlemek. Geliştirmek. Başarmak. Rağbet kazanmak. Mesafe almak. Kazanç sağlamak. Önemi artmak.

Reducing : Kısma. Eksiltme. Hafifletici. İndirgeyici. Azalma. Azaltma. İndirme. Küçültme. Zayıflama.

Sacrifice : Zararına satmak. Doğaüstü güçleri, yüce varlıkları ve tanrıları hoşnut etmek, onlarla barışık olmak, onlara teşekkür etmek ve onlardan isteklerde bulunmak için kesilen hayvan, sunulan yiyecek, içecek. Fedakarlıkta bulunmak. Ödün vermek. Fedakarlık. Özveri. Kıymak. Uğrunda harcamak. Kurban etmek. Gözden çıkarmak.

Financial loss : Maddi kayıp. Maddi hasar. Maddi bilanço. Mali kayıp.

Logged : Yavaş ve ağır hareket eden.

Epilation : Epilasyon.

Make headway : Mesafa almak. Gelişmek. İlerleme kaydetmek. İlerlemek. Mesafe almak. İleri gitmek. İlerleme yapmak. Yol almak.

Log : Günlük tutmak. Yapışız ya da açıkuçlu bir görüşmede, durum içinde beliren tanıtıcı ve aydınlatıcı bilgileri yazıma geçirmek üzere kullanılan ölçünlü çizinlik. Kronolojik sırayla kaydetmek. Ağaç kesmek. Tomruk. Yazım çizinliği. Günlük. (gemi veya uçak vb) seyir defteri. Bir bilgisayar dizgesinin kullanıldığı tüm iş geçişlerine ve görevlere ilişkin her türlü bilgiyi, her birimin kullanım süreleri, kullanıcıların kimlikleri vb. tüm ayrıntılarıyla içeren tutanaklar. bu tutanakların birikmesiyle oluşan kütük; günlük kütüğü.

 

Forfeit : Bir hakkınından mahrum kalmak. Yoksun kalmak. Ceza olarak vermek. Kayıp. Ceza olarak kaybetmek. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Bedel. Ceza. Kaybetmek. Zarar.

Forfeiture : Belgeyi, yasalarda yazılı nedenlerle yürürlükten kaldırma. Ceza. Kaybedilen şey. Bir hakkın yitirilmesi. Hakkın kaybedilmesi. Düşmesi. Hakkı kaybetme. Hakkını kaybetme. Düşme nedenleri. Hakkın sukutu.

Logs synonyms : transferred property, transferred possession, wastage, cover a distance, gain momentum, diminution, decline.

Logs zıt anlamlı kelimeler, Logs kelime anlamı

Paper profit : Kağıt üzerindeki kar. İtibari kar. Fiktif kar. Henüz gerçekleşmemiş kredi. Henüz gerçekleşmemiş kar.

Gain : Kazanım. Kar etmek. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elde etmek. Yükselmek. (saat) ileri gitmek. Ulaşmak. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Çoğalmak. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.

Advantage : Menfaat. Üstünlük. Çıkar. Fayda. Avantaj. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Üstünlük sağlayan şey. Yarar. Getiri. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.