Looming türkçesi Looming nedir

  • Gözde büyüme.
  • Çıkma.
  • Belli belirsiz görünmek.
  • Sünme.
  • Karaltı gibi görünmek.

Looming ile ilgili cümleler

English: Cold weather keeps many plants from blooming.
Turkish: Soğuk hava birçok bitkinin çiçek açmasını engeller.

English: Many flowers start blooming in springtime.
Turkish: Birçok çiçekler baharda çiçeklenmeye başlar.

English: The roses are blooming early this year.
Turkish: Güller bu yıl erken çiçek açıyor.

English: Our apple tree is blooming.
Turkish: Bizim elma ağacı çiçek açıyor.

English: Azaleas are blooming.
Turkish: Açelyalar çiçek açıyor.

Looming ingilizcede ne demek, Looming nerede nasıl kullanılır?

Blooming : Çiçeklenmiş. Kör olası. Lanet olası. Çiçek açma. Çiçek açan. Çiçeklenme. Çiçekli. Körolası. Çiçek açmış. Kabakütük haddeleme.

Blooming mill : Kabakütük haddesi. Blok haddesi (demir). Blok haddesi. Blum haddesi. Kütük haddehanesi. Haddehane.

Bloomingly : Çiçek açarcasına. Çiçeklenerek.

Everblooming : Yılın neredeyse tamamında çiçek açan (bir bitki hakkında). Yediveren.

Glooming : Belirsizlik. Karartmak. Yeis. Kederlendirmek. Karanlık. Gam. Kasvet. Kararma. Loşluk.

Bloomier : Çiçekli. Buğulu.

Gloomily : Esrarengiz bir biçimde. Keyifsiz bir şekilde. Belirsiz bir şekilde. Üzüntülü bir şekilde. Umutsuz bir şekilde. Morali bozulmuş bir şekilde. Hüzünlü bir şekilde. Kasvetli bir biçimde. Kasvetli bir şekilde.

 

Gloomier : Umutsuz. Loş. Kara. Hüzünlü. Ümitsiz. Kuruntulu. Kasavetli. Sıkıcı. Karanlık. Kasvetli.

Gloomings : Yeis. Gam. Kederlendirmek. Karanlık. Kararma. Kasvet. Karartmak. Belirsizlik. Loşluk.

Loom large in : Önemli bir yeri olmak. Ağır basmak.

İngilizce Looming Türkçe anlamı, Looming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Looming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ropiness : Niteliksizlik. Sünme (ekmekte). Berbatlık. Tel tel olup kopmama. Ekmekte sünme. Yapış yapışlık. Kalitesizlik. İp gibi olma. Yapışkanlık.

Peered : Akran. Dikkatle bakmak. Bir parça görünmek. Tay. Çıkmak. Yaşıt. Akrandan biri. Hayal meyal görünmek. Karanlıkta hayal meyal görünen birşeye dikkatle bakmak.

Carets : Düzeltme işareti. Ters v işareti. ^ işareti (bilgisayar). İçboşluk simgesi. Düzeltme için kullanılan silme imi. Düzeltme imi.

Infrigidation : Soğuma. Soğutma.

Freezing : Dondurmak. Dondurucu. Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Buz gibi. Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü. Bir sıvının ya da çözeltinin, sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması;erimenin tersi. Donduran. Donup kalma. Donma.

Corbel : Bindirme. Destek. Boru desteği. Bindirmelik. Çıkma desteği. Konsol.

Forthcoming : Gelecekte olacak. Gelecek. Hazır. İleriki. Sağlanmış. Cana yakın. Yakında çıkacak. Yaklaşan. Çıkacak olan. Yardımsever.

 

Peer : Tay. Lord. Hayal meyal görünmek. Emsal. Asilzade. Eş. Dikkatle bakmak. Bir parça görünmek. Akran.

Peering : Üreten tüketicilerce gerçekleştirilen üretim. Katılıma açık üretim. Bir parça görünmek. Denklik. Dikkatle bakmak. Trafik değiş tokuşu. Çok sayıda insan tarafından gerçekleştirilen üretim. Kolektif üretim.

Temperature reduction : Isı düşmesi. Sıcaklık azalması.

Looming synonyms : balcony, heat dissipation, cantilevers, balconies, temperature change, annotation, cantilevering, corbels, cantilever, climbing, looms, annotations, straining, caret, future, covings, upcoming, loom, refrigeration, bow window, peers, coving, corbeling, chilling, loomed, approaching, freeze.

Looming zıt anlamlı kelimeler, Looming kelime anlamı

Past : Mazi. Geçe. Bir kimsenin geçmişi. Olmuş. Geçen. Sabık. -sız. -den sonra. Dün. Geçkin.

Present : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Şu anki. Şimdiki zaman. Mevcut. Sunmak. Bugünkü. Halihazır. Vermek. Hediye. Sahnede göstermek.

Profound : Şiddetli. Etkili. Derin. Etkileyici. İçine işleyen. İçe işleyen. Derya. Çok derin. Bilgili. Bilge.

Looming ingilizce tanımı, definition of Looming

Looming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The indistinct and magnified appearance of objects seen in particular states of the atmosphere. [Bakınız: Mirage].