Lopa nedir, Lopa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Koyulaşmış yiyecek, lapa.

Köy düğünlerinde, kız ve oğlan sağdıçlarının evinde çıtanın üzerine meyve dizilerek yapılan şah'ın, gece kız ve oğlan evlerine götürülürken aydınlatma aracı olarak kullanılan, sopaya geçirilip gaza batırılmış tezek parçası.

Teknik terim anlamı:

Küpes.

Lopa tanımı, anlamı

Lopadak : Lop diye (yutmak için)

Lopak : Oyunda önceden kararlaştırılan sayıya gelindiğinde söylenen sözcük, kama.

Lopak lopak : Lapa lapa (büyük parçalarla yağan kar için).

Loparmudu : Yazın yetişen, sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi.

Aydınlatma : Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.

Sağdıçlar : Elâzığ kenti, Keban ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aydınla : Aydınlık.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Diziler : Koşucu sayısının çok olduğu yarışlarda, çeyrek-sona ayrılacakları seçmek için yapılan eleme yarışları dizisi.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Sağdıç : Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse.

Geçiri : Vaktini geçirerek.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

 

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Tezek : Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. Sıkışmış, kuru toprak parçası, kesek.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Dizil : Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Diğer dillerde Lop çıkarılması anlamı nedir?

İngilizce'de Lop çıkarılması ne demek ? : lobectomy