Low coast türkçesi Low coast nedir
- Alçak kıyı.
- Yükseltisi ve eğimi az yüzeylerin denize ulaştığı alanlarda, geniş kumsallar önünde uzanan kıyı.
- Coğrafya alanında kullanılır.
Low coast ingilizcede ne demek, Low coast nerede nasıl kullanılır?
Low : (inek) böğürmek. Düşük. (ses) yavaş. Böğürmek (inek veya öküz). Böğürmek. Alçak. Yıkmak. Ucuz. Az.
Coast : Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. Kızakla kayılabilecek yokuş. Yokuş aşağı inmek. Yokuştan kızakla kayma. Yokuş aşağı kaymak veya inmek (kayak veya bisikletle). Deniz kıyısı. Kıyı. Kızakla yokuştan kaymak. Kıyı boyunca gitmek.
Low alloy steel : Az alaşımlı çelik. Düşük alaşımlı çelik.
Low angle shot : Kontrplonje. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alttan görüş. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Aşağıdan. Alt açı.
Low battery : Düşük akü. Düşük pil.
Low blood pressure : Düşük tansiyon.
Low buildings zone : Alçak düzen bölgesi. İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi.
İngilizce Low coast Türkçe anlamı, Low coast eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Low coast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.
Air route : Havayolu. Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Low coast synonyms : agricultural production, abandoned meander, agrarian geography, aluvial coast, abrasion platform, adventife cone.

Bu kısımda Low coast kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Low coast ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Low coast anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Low coast ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.